Categories
Uncategorized

Boşanma Davası-2

Boşanma Davası-2

Merve ile ofiste yaşadığımız sexten sonra duruşmaya kadar geçen 5 gün süresinde hiç görüşmemiştik, sadece bir iki defa hal hatır soran sms ler dışında sesimizi bile duymamıştık, duruşmanın olacağı perşembe günü eşim sabah benimle birlikte hazırlanarak Merve ile birlikte Çağlayanda ki adliyeye geleceğini Murat ile aralarını yapmaya çalışacağını söyleyerek Mervenin yanına gitti.Saat 11 gibi eşim arayarak duruşma salonunun önünde beklediklerini nerede olduğumu sordu ve bende duruşmam olduğunu fakat kısa süreli uğrayacağımı söyleyerek yanlarına gittim. Duruşma salonunun önünde eşim, avukat arkadaşım ve Merve bir tarafta Murat ile avukatı onlardan biraz uzakta duruyordu. Kısa bir selamlaşma ve sohbetten sonra duruşmam olduğunu ve Murat ile görüşeceğimi belirtip yanlarından ayrıldım. Murat ve avukatıyla da kısa süreli ayaküstü görüştük. Murat ile görüşürken diğer taraftan gözüm Mervenin üzerindeydi, siyah ceket beyaz gömlek siyah dizüstü etek file çorap ve yine parlak topuklu rugan ayakkabıyla TANRIÇAM dimdik duruyordu, muratın yanından ayrılıp eşimin ve mervenin yanından geçerken işimin uzun süreceğini duruşma bittikten sonra ofise geçmelerini istedim.1 saat kadar sonra eşim arayarak duruşmanın bittiğini ofise geçeceklerini söyledi ve bende işlerimi hallettikten sonra ofise geçtim odamda oturuyorlardı. Merve sevişmemizden sonra çırılçıplak oturduğu koltuğa oturmuş bac ak bacak üstüne atmış ve o harika bacaklarını süslediği fileli çorapları ve topuklu ayakkabılarını resmen gözümün içine sokuyordu. Birer çay içtikten sonra yemeğe gidip geldik ve kahvelerimizi içerken duruşmadan konuşuyorduk. Eksik olan belgelerin tamamlanması için yeni gün verilmişti.Merve gözümün içine bakarak koltukların fazla rahat olduğunu söylüyor, ofisin şık döşenmiş olduğundan konuşuyordu, eşimde zevkli olduğumu ve kendisini seçmemden belli olmadığını söylüyordu. Kahvelerden sonra ikiside birlikte gidelim deyip çıktılar. Alışveriş merkezine gidip stres atacaklarmış. Akşamüstü 5 gibi eşim arayarak Merve ile ayrılacaklarını evemi yoksa ofise mi geçeyim diye sordu bende işimin uzayacağını söylerek eve gitmesini istedim. 5 dakika sonra Merveden bir msj geldi ofis personelinin kaçta çıkacağını soruyordu, 6 da çıkacaklarını söyledim ve tamam en geç yarım saat sonra ordayım diye tekrar cvp verdi. Tanrıçam,ork**em bana geliyordu.Elemanlara işlerini halletmelerini söyledim ve onlar çıktıktan sonra Merveye çıktılar diye msj attım. Aradan 15 dakika geçtikten sonra her zamanki muhteşemliğiyle MERVEM ofisime arzı endam etti. Odamda kısa süre soluklandıktan sonra kahve yapmak için mutfağa geçtim Merve de peşimden geldi, demek zevkli adamsın diye sataşmaya başladı, bende seni de seçtiğime göre evet zevkliyim dedim. Geçen cumartesi tapınır gibiydin dedi bende TANRIÇAM sın tapınırım tabi dedim. Bunun üzerine elini uzattı elimden tutarak odaya çekmeye başladı, masama dayanıp öpüşmeye başladık, tatlı dudakları muhteşem dili dudaklarımdaydı. Boynunu öpüyor ellerimle bedenini okşuyordum, ne istersem yapacakmısın diye sordu o halde v erilecek tek cevap evetti. Bunun üzerine koltuğa oturdu ve ayakkabıdan çıkardığı ayağını uzatarak öp hadi dedi, o muhteşem beyazlığı süsleyen file çorabın üzerinden ayağını baldırlarını öpüyor okşuyordum,ayak parmaklarını ağzıma sokuyor, bir taraftanda beline kadar çektiği eteğinden ortaya çıkan amcığını külodunun üzerinden okşuyordu, artık tanrıçam sahibe olmuş emrediyor bende köle olmuş uyguluyordum, gömleğinin düğmelerini açmış sütyeninden memeleri belli oluyor, siyah tangasının içinde amcığı sulanmış ve ıslaklığı küloduna geçmişti, ayağa kalktı hadi şimdi yala beni dedi,masaya dayandı ve külodunu ve çoraplarını dizine kadar indirip o muhteşem dolgun bembeyaz amcığını önüme serdi, dizlerimin üzerine çöküp o muhteşem Ork**eyi koklamaya ve öpmeye başlamıştım, dilim amının içine girip zevk sularını emiyor girebildiği kadar içine giriyordu, ellerimin amına dokunmasına izin vermiyordu sadece dilim amındaydı, yladıkça iyice zevke gelmeye başlamıştıhafifçe kasılıyor, titriyor ve sürekli devam devam diye inliyordu, emirlerini yerine getiriyordum, bir süre sonra ters döndü ve bu sefer muhteşem götünü ve mis kokulu deliğini yalatmaya başladı, elerini geriye uzatıp kafamı tautarak deliğine bastırıyor ve dilimi deliğine soktukça inliyordu. Artık çıldırmak üzereydim, bu muhteşem götü sikmeliydim, birden ayağa kalktım ve hızlı bir şekilde pantolonumdan çıkardığım yarrağımı göt deliğine dayadım, Merve ne yapıyorsun diye hırsla dönerek suratıma bir tokat attı ve eğil çabuk diyerek sert sesle talimat verdi, emrine uydum amcığını ağzıma dayayıp yala hadi dedi, tekrar yalamaya başladım durma devam et diye söyleniyor başımı amcığına bastırıyordu,taki boşalana kadar amcığını yalattı bana, en sonunda inleye inleye bağıra çağıra boşaldı, artık saçlarımı çekmiyor okşuyordu. Kendimize geldikten sonra koltukta karşımda biraz toparlanmış ama yine sexi bir şekilde oturmaya başladı, ve bundan sonra benim kölemsin ve ben ne istiyorsam onu yapacaksın ve bir daha biraz önce yaptığın gibi yaramazlık istemiyorum dedi. Bende kabul ettim. Sigaralarımızı içerken telefonum çaldı arayan eşimdi, ne zaman çıkacağımı, akşam sinemaya gitmek istediğini söylüyordu, bu sıra merve koltukta yanıma geldi ve sikimi dışarı çıkarak okşamaya başladı zaten feci halde olan sikim el hareketleriyle dikilmeye başaldı, bir taraftan eşimle konuşuyor diğer taraftan merve eliyle ve sonra ağzıyla yarrağımı emiyordu, muhteşem bir durumdu, eşim konuşmayı uzattıkça uzattı, mervede nerdeyse derin gırtlak yaparcasına yarrağımı emiyordu, artık patlamak üzereydim, hayatım telefon geldi deyip kapatmak isterken eşim merveyi de arayacağım oda gelsin bizimle deyince tamam dedim ve telefonu kapattım mervede son dil darbelerini atarak patlamamı sağladı, ağzının içine akmaya başlamıştım, dilini ve ağzını ve hatta elini harika kullanıyor, parmaklarıyla yarrağımı sıkarak akışımı kontrol ediyor diğer taraftanda vakumlayarak spermlerimi çekiyordu, zevkten bayılmak üzereydim nerdeyse iliğime kadar emdikten sonra yarrağımı ağzından çıkardı ve bu günkü ödülün bu deyip ayağa kalktı, tam bu sırada telefonu çaldı arayan eşimdi, telefonu açtı eşimle konuşmaya başladı ve sinemaya geleceğini söyleyip kapattı. Sonrada bana dönüp gece hazır ol burda bitmez deyip temizlenmek için tuvalete geçti ( devamı gelecek )

Categories
Uncategorized

KIZLARIMIZI DEĞİŞTİK 6

KIZLARIMIZI DEĞİŞTİK 6
artık hafta sonu kızlarımızı hafta içi karılarımızı değişe değişe sikiyorduk okul kapanalı 3 hafta olmasına rağmen eşlerimiz kızları sormuyordu niye gelmiyorlar diye
onlarda halinden memnun idi ama bu şekildede gitmezdi kenan müge karım ve ben evde beraberken karım artık kızları getirmeyecekmisiniz diye sordu
herkes halinden memnun iken bu nereden çıktı diye sorunca serpil ömür boyu orda kalamazlar illa gelecek bu kızlar ha bu hafta yada başka zaman
o zaman ne yapacaksak şimdi yapalım dedi müge ne yaptınızsa yaptınız artık gelsinler kızımı özledim deyince kenana hafta sonu alıp gelelim
2 ay dişlerini sıkacaklar artık yapcak bişey yok dedim müge sırıtarak dişlerini sıkmalarına belki gerek kalmaz dedi
kenan nasıl olacak deyince müge şimdiye kadar siken sikti sikilen sikildi gizlemeye ne gerek var kızlara bildiğimizi söyleriz
hem o zaman orda kalmak için bahane üretmezler artık dedi kenan sizmi söyleyeceksiniz biz oraya gidince söyleyelimmi dedi
müge orda bişey demeyin burda süpriz yaparız ama gelene kadar orda sikişmeyin enerjinizi buraya saklayın dedi
ben o kısmı zor sikişmeden gelmez kızlar deyince karım o zaman telefon edin işimiz var kendiniz gelin vs onlar gelsin dedi
ben süpriz ne olacak deyince müge onlar gelince biraz hoşbeşten sonra onların yanında sen beni kenan serpili sikerse bişey açıklamaya gerek kalmaz dedi
kenan heyecanla hep beraber grupmu yapacağız dedi karım niye olmazmı kızları ve bizi tost yaparkende gruptu o zaman sesin çıkmıyordu dedi
ben o zaman tanıdığım eczacıdan biraz hap vs alayım dedim müge jelde lazım bende biraz jel alayım lazım olur dedi hafta sonuna 3 gün vardı
hepimizi heyecan sarmıştı habire plan yapıp vazgeçiyorduk kızlar son ana kadar anlamaması lazımdı ve beklenen gün geldi
kızlar tlf açtı ist geldik diye ama plan gereği yine biz almadık işimiz var taxi ile gelin dedik sonra kenanla ben evden çıktık
karımda handeye mügenin bizde olduğunu ayçayla beraber bize gelmesini söyledi maksat akşama kadar muhabbet ve sorularla kızları sıkmaktı
akşam eve geldiğimizde kızların gözü biz gelince parladı hemen bize sarıldılar ama biz resmi davranıyorduk neyse yemek vs bittiğinde
karılarımız mutfağa geçti kızlarla bizi başbaşa bıraktı hande hemen yanıma sokulup niye gelmediniz son bir sikişirdik şimdi tatil bitene kadar
bekle dur diye fısıldadı mutfağın kapısının karşısında oturduğumuz için fazla sokulmuyordu ama ayça babası ile fısıldaşırken sikinide pantalonun üzerinden
okşamayı ihmal etmiyordu ama kenan rol gereği annen gelir rahat dur tarzında hareket ediyordu biraz sonra serpil ile müge içeri girdi kızlara
yemeği yaptık sofrayı kaldırdık bulaşıkta bitti hadi bir nescafe yapında içelim dediler hande ben yaparım deyince müge ayçaya kızım sende yardım et dedi
kızlar mutfağa geçince planın 2. kısmıda başladı müge benim yanıma karımda kenanın yanına oturdu fermuarlarımızı açıp siklerimizi yalamaya başladıklar
yarraklarımız kalkmış kızların gelmesini bekliyorduk ilk tepkileri nasıl olacak diye ben kapının karşısında kaldığım için önce beni gördü kızım handenin hiii!!
dediğini duydum sonra kafasını yan tarafa çevirip annesinin kenana saxo çektiğini görünce yüzünde tebessüm oluştu ayça diye seslenince ayçada girdiiçeri
önce annesinin bana saxo çektiğini görünce bir kaç saniye durdu sonra babasının karıma saxo çektirdiğini görünce oh bee napcaz diye düşünüyordum
bunlar sorunu çözmüş dedi sonra nasıl yapalım deyince karım biz kaldırdık siz indirin özlemişinizdir dedi ayça bana doğru gelince karım teke tek değil
sırayla tost olun dedi ben yere yattım kızımda mügenin kaldırdığı sikime oturdu dibine kadar alınca kenana bakarak hadi davetiyemi bekliyorsun dedi
müge az bekleyin deyip içerden aldığı jeli getirdi önce kızımın götüne sonra kocasının sikine sürdü artık kenanın sikinin girdiğini hissediyordum kızımın amında
ben alttan amına kenan arkadan götüne giriyordu haftalardır sikilmeyen kızım 10 dk içinde boşaldım dedi sıra ayçaya gelmişti ben kalkacakken yerde yat dedi önce anasına gidip kıçına jel
sürdürdü sonra sırtı bana dönük kıçına kalın sikimi aldısırt üstü üzerime yattı bacaklarını yana açabildiği kadar açıp gel babacığım fındık gibi am seni bekliyor dedi
kenanda bekletmeyip yarrağını kızının amcığına gömdü artık ayçayıda piston gibi çalışarak sikiyorduk oda kızım gibi dayanamadı 10dk kalmadan boşaldım dedi ama biz hapların sayesinde
boşalamamıştık kızlar mutlu biçimde kanepeye oturunca karım sıra bende dedi ama ben alttan sıkılmıştım kenana sen yat deyince müge bekleyin deyip tekrar içeri gitti az sonra geldiğinde
belinde bizim siklerimizden büyük plastik yarrak vardı biz şaşkın bakarken sexshopta jel alırken gördüm merak edip aldım dedi karımın kafasını tutup plastik yarrağa bastırınca karımda
itiraz etmeden saxoya başladı biz şakınca bakarken mügeyi yere yatırıp üzerine oturmaya başladı ama gerçekten çok büyük olan yarrağı zor alıyordu içine yarısından biraz fazlası girdiğinde
tamam daha girmez dibine kadar aldım siz başlayın dedi kenana sen ağzına ver ben göt sikecem dedim karım kenana saxo çekerken bende göte girmeye çalışıyordum ama plastik yarrak
o kadar kalındıki resmen kıçıda daralmıştı karımın biraz uğraştan sonra dibi bulmuştum artık rahat rahat ileri geri çalışıyordum karımın götünde kenan ise karımın ağzına vermişti
biraz siktikten sonra kenan birazda ben sikeyim sen buraya gel dedi sikimi çıkarıp karımın ağzına verdim kenanda karımın götünü sikmeye başlamıştı bir süre sonra karım ben boşaldım
yeter her tarafım acıdı zaten demesi ile ben ağzından kenan kıçında çıkardı sikini karımda mügenin üzerinden kalkıp kızların yanına oturdu müge karıma plastik yarrağı takmayacakmısın deyince karım
haşat oldum kalsın dedi kızımda oralı olmayınca ayça ben yaparım diyerek kalktı annesinin çıkardığı plastik yarrağı beline bağladı sonra anasına dönüp nasıl istersin deyince kocasına bu sefer
sen yat dedi arkası dönük onu götüne alarak oturdu amı kabak gibi açılmıştı kızına sende amıma koy deyince ayçada anasının amına plastik yarrağı sokmaya başladı tam ben ağzına vermeye giderken
müge bu sefer istemem kızımın tadını çıkarayım dedi ben sikim kalkık ortada kalmıştım handeye döndüm oda baba çok yorgunum dedi sonra ayça gel hadi gel acıdım zavallı
ortada kaldı ben anamı sikerken sende arkama geç dedi gülerek bende ayçanın arkasına geçip vibratörün kemerini yana çekerek amcığına yerleştirdim yarrağımı artık ben ayçaya
koyarken oda anasına koyuyordu kenanda son bir gayretle mügenin götünü sikiyordu ilk kenan boşalıyorum dedi tabi altta olduğu için çıkaramadan götüne boşaldı mügenin
sonra müge havlu attı bende bittim diye ayça bana dönüp ne kadar sürer deyince yere sırt üstü yatırıp bacak omuza sikmeye başladım ama vibratörü çıkarmadığı için ben koydukça plastik yarrakkta
sallanıp duruyordu bir an kendimi travesti sikiyormuşum gibi hissedip gülmeye başlayınca ne olduğunu sordular anlatınca onlarda gülmeye başladı en sonunda güle güle
ayçanın amının üstüne boşaldım sonrasında kızlara kısa bir özet açıklaması yapıp onlar evlenene kadar bu durumu devam ettirme kararı verdik

asi:)

Categories
Uncategorized

Turbanlı Karim ve ben

Turbanlı Karim ve ben
Turbanlı Karim ve ben

selam ben murat(tabiki takma isimler kullanacağım)ben 35 karım ise 30 yaşında size anlatacağım bu anımyaklaşık 1 ay önce başımızdan geçti biz 10 yıllık evli çiftiz karım canan 3 yıldır bir şirkette çaycılık yapıyor aslında ben çalışmasını istememiştim

ama geçim zorluğu benim esk**en beri karımı bir başkasıyla seks yaparken düşünmek beni hep heycanlandırırdı ilk önceleri bunu kendime bile itiraf edemiyordum daha sonra kabullebdim sonraları karımla sevişirken onu başkalarıyla hayal ederek boşalırdım

sonrada hem kendime kızardım hemde utanırdım daha sonraları ise artık ne pişman oluyordum nede kendime kızıyordum hatta artık karımla sevişirken onun bana kimnle sevişmek istediğini söylemesini istiyordum artık ikimizde sevişirken sürekli başkalarını hayal ediyorduk

karım artık bana şirkete gelen misafirlerin ona nasıl baktıklarını bile anlatıyordu sonra sevişirken içlerinden en çok hangisiyle sevişmek istiyorsa onu hayal ederek svişiyorduk sonraları bir avukattan bahsetmeye başladı bu avukat şirkete alacak tahsil etmek için sık sık geliyormuş

karım onu anlatırken daha bi heycanlı oluyordu anlattığına göre karıma bayağı bi ilgi duyuyormuş hatta onu yemeğe bile götürmek istemiş bana anlattığı zaman sevişirken karıma eğer yemeğe gitmek isterse onunla gidebileceğini söylüyordum

ama boşalınca fikrim değişiyordu ama karımında avukata ilgi duyduğu belli oluyordu artık sevişirken bile ben söylemeden avukatla nasıl sevişmek istediğini bile anlatır olmuştu aradan biraz zaman geçtikten sonra artık avukattan bahsetmemeye başlamıştı o her gece seks isteyen karım artık eskisi gibi sevişmiyordu benimle

birşeyler olduğu kesindi ama direk soramıyordum bir gün işe gidiyorum diye çıktım evden işe gitmeyip karımın çalıştığı şirketin yanındaki pastaneye gittim karım gelmesi gereken saatte geldi herşey normaldi işe gelmişti herşey yolundaydı sonra ben ayrıldım oradan

daha sonraki gün akşam çıkış saatinde gittim gene doğruca eve geldi ama ben hala şüphe ediyordum 2 gün sonra tekrar gittim çıkış saatinde beklemeye başladım şirketin önüne bi araç geldi içindeki arabadan inmeden beklemeye başladı az sonrada karım şirketten çıktığı gibi o arabaya bindi ve araba hareket etti

şok olmuştum biraz sağda solda vakit geçirdim kendi kendime düşünmeye başladım suçlu kimdi kesin bendim ama karımı düşündükçede hala heycanlanıyordum kim bilir şu anda ne yapıyorlardı akşam işten dönme saatinde eve gittim karım evdeydi günün nasıl geti diye sorduğumda iyiydi dedi sadece üst üste 3 tekrar gittim şirkete bu sefer arkadaşımın arabasınıda almıştım aynı araba karımın iş çıkış saatinde tekrar gelmişti karım yine bindi o arabaya ve bende takibe başlaım erenköye kadar gitmiştik araba durdu bende fark ettirmeden biraz geride durdum beraber arabadan indiler adam karımın beline sarıldı ve bir binaya girdiler
bende binanın nüne gittim 2.katta avukatlık bürosu vardı demekki avukat karımı tavlamıştı binanın kapısını ittim kapalıydı zillerden birine bastım kapı açıldı merdiven boşluğundan kapıyı açan daireye yanlış oldu kusura bakmayın diye bağırdım

avukatın bürosunun olduğu kata çıktım kapıyı ittim ama kapalıydı bi ara zili çalsammı acaba diye düşündüm ama ne diyecektim karıma ne diyecektim ve oradan ayrıldım gözümle karımın beni nasıl aldattığını görmedim ama ne yapıp edip yakalayacağım onları

Categories
Uncategorized

Meral Abla

Meral Abla
Küçük bir kasabada yaşayan içine kapadık bir gençtim. Tek dostum ve arkadaşım ağabeyimdi. Benden on yaş büyüktü ve yeni yetişen bir delikanlı olarak beni bazı konularda yetiştirmeye çalışıyordu. Zaman zaman açık saçık filmleri izlemek için sinemaya götürüyordu. Bazen de Erotik dergiler tutuşturuyordu elime. Sonra da ne hissettiğimi soruyordu. Ben ise üstü kapalı laflarla geçiştiriyordum. Ağabeyim evli idi ve evi ayrı olduğu için ben ailemle kaldığımdan odama döner, bu çok etkilendiğim manzaraların acısını yalnız başıma çıkarır, kendi kendimi doyururdum.Ağabeyim bir yaz akşamında yine telefon etti, akşam kendi evime gelmemi, maçı beraber izlememizi söyledi. Olur dedim. Öğle sonu ağabeyimin evine ulaştığımda kapı kapalıydı, yengemin evde olamayacağını düşünememiştim. Herhalde bir komşudadır diye düşünüyordum ve kapıda bir süre oyalandım, sonra da yan komşunun kapısını çaldım. Bu ev Meral Ablanın eviydi. Tombulca bir hanımdı, sevecen tavırları vardı. İki üç ay önce ilk çocuğunu dünyaya getirmişti. Beni kapıda görünce hemen içeri aldı. Yengem gelene kadar beklememi söyledi. Bir komşudadır gelir şimdi dedi.Meral Abla elinde bir meyve suyu ile geldi ve bana ikram etti. Kendisi baktığımı görünce bana gülümsedi. Meral AblaBirden bire iri göğüslerinden birini çıkardı. Kocaman bembeyaz memesi vardı.Elimdeki meyve suyunun titrediğini fark ettim, önümde aletim pantolonumu öyle zorluyordu ki, pantolonum yırtılacak sanıyordum. Meral Abla hiçbir şey olmuyormuş gibi davranıyor, benim bu halime sinsi sinsi gülüyordu sanki. Meyve suyu genzime kaçtı, bir süre öksürük nöbeti tuttu. Koca meme önümde duruyor. Ben kanepeye oturdum, bütün gayretimde önümdeki kabarıklığı yenmeye çalışıyorum. O da yanıma oturdu. “Bebekler nasıl besleniyor, annelik nasıl olur merak etmiyor musun, bu süt nasıl doluyor bu memelere” dedi.Bilmiyorum diyebildim. Eliyle memesini sıktı, elime yüzüme süt fışkırdı. Daha çok tahrik olmuştum. Gel bak sık şunu nasıl fırlatıyor gör, bebeğin ağzına bu sayede gidiyor anladın mı, dedi. Memesine elimi uzattım, hafifçe sıktırdım, yine süt fışkırdı, üstüme başıma. O gülümsemeye devam ediyordu. Bu sütü bebeğe emzirmediğim zaman rahatsız oluyorum dedi. O kadar çok ki, bazen da sütü kendim boşaltıyorum, yeniden doluyor sonra dedi. Memesinin yumuşaklığı o kadar hoşuma gitmişti ki… Tekrar dokunmak için aklıma bir hinlik geldi.- Diğeri de dolu mu abla dedim.- Evet dedi. Diğer memesini de çıkardı bana gösterdi, elle bakalım dedi.Dokununca oradan da süt fışkırmaya başladı.- Hadi bak tadına dedi, bir bebek nasıl emiyormuş gör, dedi.Beynim zonkluyordu. Eğildim, memesini yalamaya başladım. Ucunu emeceksin dedi.Ucunu ağzıma aldım, ağzım bir anda süt doldu, ağzımın kenarlarından sızmaya başladı, ama bırakmak istemiyordum, bir süre emdim, bu sırada aletimde biraz rahatlama oluyordu, belli ki hafif hafif atış yapıyordu. Artık memesini bir erkek gibi emmeye başlamıştım, hafif yollu ısırıyordum, dişlerimin arasına alıyordum. Meral abla birden kalktı, içeri odaya geçti. Benimki yaşadıklarımın şokuyla hala pantolonumu zorluyordu. Odadan bir el beziyle geldi. Senin de üstün başın batmış, temizleyim dedi. Ayağa kalktım, ah şu merete bir dokunabilsem, aletimi içeri bir yere kıvıracağım ama ince pantolonun içinden o kadar belli oluyor ki… Önce üst tarafımı sildi, sonra önüme eğildi. Pantolonumun önünden aletimin ön kısmını temizlemeye başladı, aletimden akan menilerden bir kısmı pantolonumun dışına da leke yapmıştı. Bir taraftan bezle önüme tazyik yaparken bir taraftan allah allah burada başka bir leke olmuş çıkmıyor diyor, aletime yine dokunuyordu. Hadi çıkar şu pantolonu da içerde temizleyim, dedi.- Olmaz abla, çıkaramam dedim.- Olur mu canım ben senin ablanım, sonra ağabeyin, yengen ne der dedi.Öyle ya, çıkardım. Çıkarınca külotumun önünden kocaman bir abide öne kabardı. Şuh bir şekilde gülümsedi. Pantolonumu aldı. Odadan çıktı. Lekeli yeri iyice silmişti. Odaya geldi. Şimdi kurur dedi. Birkaç dakika sonra giyersin. Olur dedim. Bu arada o yokken güya külotumun içinden aletimi yana yatırmış düzeltmiştim. Meğerse ucu yan taraftan açığa çıkmış. Ah canım benim demek Meral ablanın tombul memeleri seni tahrik etti diyerek yanıma gelmesiyle aletimi tutması bir oldu.Şimdi aletim özgürlüğün lezzetiyle külotumun yanından dışarı fırlamıştı. Vay maşallah, kimleri becereceksin, kimleri doyuracaksın Allah bilir dedi. Eliyle oynuyordu. Dilimle dişimin arasında abla dedim. Dur hele sen benim memelerimi emerken abla demiyordun, bekle bakalım dedi. Memesini tekrar çıkararak aletimi memesine sürmeye başladı, bu kayganlık içinde kıvranıyordum. Birden bire benimki patladı memelerine yüzüne akmaya başladı. Hay maşallah, her tarafı suladın dedi.

Ben utanıyordum, ne yapacağımı şaşırmıştım. O aletimi hala eline yüzüne sürüyor, memelerinde gezdiriyordu. Sonra kalktı, benim elimden tuttu. Lavaboya götürdü. aletimi, etrafını, kendi yüzünü, memelerini yıkamaya başladı. aletim yeniden dikiliyordu. O ise yıkamaya devam ediyordu. Ne olduğunu anlamıyordum. Eteğini kaldırdı, bembeyaz götü çıktı ortaya. Hadi aslanım yavaşça daldır şunun içine ki, öldüm burada, suyunu akıta akıta dedi. Bembeyaz bir yarık vardı götünün altında. aletimi yavaşça ilerlettim. Ucu girmişti ki o geriye doğru gelince aletim içerde kayboldu. Enteresan bir sıcaklık hissettim. Sonra garip bir kayganlığın farkına vardım. Birden sesini duydum, salla be koçum diyordu. İleri geri hareket ettiğimde bu işi çözmeye başladığımı düşündüm. aletim zevkten dört köşe oluyordu. Dalgalanıyordum adeta. O sırada onun inlemeleri başlayınca tam bir gururla şiddetlenmeye başladım. Oh aslanım, hadi aslanım, koçum gibi laflar duyunca daha da şiddetleniyordum. Elimle kaba etlerini tuttum. Bu yumuşaklık bu kadar mı hoş olurmuş, yumuşacık götü dizlerime değince bir hoş oluyordum. Girdikçe girmek geliyordu içimden. Sonra içimden öyle bir dalga yükseldi ki kendimi zaptedemedim ve içine boşaldım. Eteğini indirdi, üstünü başını düzeltti. Bana pantolonumu verdi. Bir meyve suyunu daha hakkettin dedi. Meyve suyunu bir dikişte içmiştim. Dışarı çıktı, yengemlerin ziline bastı, yengem gelmişti. Bana yengemin geldiğini haber verdi. Beni yolcu ederken yanağıma bir öpücük kondurdu. Meral ablanı unutmazsın değil mi aslanım dedi. Evet dedim gülerek, seni asla unutmam……Ağabeyimin evine girdim. Orada yengem kız kardeşi Demet’i de çağırmış. İkisi bir mutfakta bazı hazırlıklar yapıyorlardıSanki yüzüme manalı manalı bakıyorlarmış gibi geldi, sonra kendi kendime her şeyi abartma oğlum, hiçbir şey yokmuş gibi davran diye telkinlerde bulunuyorum. Televizyonu açtım, yengemle kız kardeşi mutfakta bir şeyler hazırlıyorlar, Demet yengemin hazırladıklarını masaya getiriyordu. Odaya her girişinde yüzüme bakıyor, hafif gülümsüyordu. Aklımdan yine bir şeyler mi biliyor diye şüpheler uyanıyor, yok canım daha neler diyerek kendimi teselli ediyorum. Üzerine nefis bir kot giymiş, her dönüşünde ardından bakıyorum. Karşıda bir ayna var, o da çıkarken aynadan kendisini izlediğimi fark ediyor ve kontrol ediyordu. Şu kot pantolon yok mu, ne iç gıcıklayıcı… Bir de üzerine dar bir t-şort giymezler mi, o güzelim göğüsleri meydanda… İnsan ellememek için kendini zor tutuyor ama ne yaparsın dişleri sıkıp oturmaktan başka çare yok. Yengem arada bir mutfaktan bana havadan sudan laflar uzatıyor, bayramlık ağzımı açıp verilebilecek en kestirme cevapları veriyorum. Lakin şu kız iki de bir ne gülümseyip duruyor anlamıyorum. Ah ulan Demet, açıkta bir şey mi gördün demek geliyor içimden ama o kadar… Ama erkeklik gurur ve şuurum öylesine havalarda ki kendimi tam bir erkek gibi hissediyordum. O biçim havalardayım yani, oturuşum, duruşum bile değişti sanki.Ağabeyim geldi, ooo koçum geldin mi, akşama Galatasaray’ın maçı var, birlikte izleriz dedi. İşin ilginç tarafı ben Fenerliyim ama bensiz de hiçbir şey içine sinmez. Benimle tartışmaktan büyük bir keyif alır. Benim kızmam, uzun uzun Fenerbahçe’yi anlatmam onu mutlu eder.Sofraya dördümüz oturduk, ağabeyim rakısından bir yudum çekerken, bu maç ne olur diyor, ben de karşı takımın iyi olduğunu söylüyorum, buna keyif oluyor. Bir ara Demet bir kadeh daha getir, bizim oğlan da artık büyüdü, rakıdan birkaç yudum içmek hakkı dedi.Ben sesimi çıkarmıyorum. Bir bardak daha geldi sofraya yine aynı gülümsemeyle… Serde erkeklik var, biraz da rahatlama duygusuyla kadehi yarılayıverdim. Ağabeyim “Hooopsssss” diye bir ses çıkardı. Yavaş aslanım bir yere mi yetişeceksin. Herkes gülümsedi. Sofradan kalktığımda başım dönüyordu ama kimseye belli etmemeye çalışarak tekli koltuğa çöküverdim. Hep Demeti düşünüyordum, esmer olduğu halde niye saçlarını sarıya boyatıyordu bu kız?Maç başladı, ağabeyim yengemle yan yana kanepeye oturdular, Demet karşıda oturuyordu, ben bir Demet’e bakıyordum çaktırmadan biraz da maça… Sonra ne olduğunu hatırlamıyorum, ben kendimi kanepede uzanmış vaziyette buldum. Maç bitmiş, ağabeyimle yengem masanın başında kağıt oynuyorlar, Demet yanı başıma oturmuş bana gülümseyerek bakıyordu.Ağabeyim uyandığımı görünce fazla karıştırdın, için bulanıyor mu dedi. Yok hayır dedim, doğrulmaya kalkarken içim öyle bulandı ki, tuvalete zor yetiştim. Yengemin söylendiğini duyuyordum. Ağır geldi çocuğa, rakı, bira, şarap… alışık değil bünyesi diyordu. Yahu ben birayı ne zaman içtim, şarabı ne zaman kaçırdım, hiçbirini hatırlamıyordum. Ağabeyim bana Demet’i hatırlayıp hatırlamadığımı sordu, ben şaşırdım, bu ne demek şimdi dedim. Ağabeyim bastı kahkahayı. Memet, Demet karıştırıyordun ya… Az mı sarıldın kızcağıza… diyorduBen Demet’e baktığımda kızın yüzü kızarıyordu. Ulan başka bir bok yemedik inşallah diye geçiriyorum. Yengem yine sakin tavırlarla, bozma şimdi çocukları dedi, biraz eğlendiler ne var. Aman tanrım, hiçbirini hatırlamıyorum.Biraz sonra yengem bana şekersiz bir kahve getirdi. Boş ver takma kafana ağabeyin abartıyor dedi. Ağabeyim oradan hala kıs kıs gülüyor. Demet ve ben suskunuz. Ben tabii ki şaşkın. Ben şaşırdıkça ağabeyim, basıyor kahkahayı. Surata bak surata diyor. Nasıl görünüyorsam artık. Sonra ben müsaade istedim yan odadaki kanepeye yattım, hala başım zonkluyordu. Bir taraftan da neler olup bittiğini hatırlamaya çalışıyorum ama nafile. Gecenin bir yarısı içimden gelen bir bulantı ile uyanıp tekrar tuvalete koştum. Rahatladım, elimi yüzümü yıkadım, üzerimde sadece bir şortum var. Odaya dönerken diğer odanın penceresinde birinin oturduğunu fark ettim. Demet’ti bu. Odaya yöneldim ve ne yapıyorsun dedim. Uyku tutmadı dedi. Yanına oturdum, benim de uyuyacak halim yoktu. Fısıltıyla konuşuyorduk, Demet’in iki lafının biri can sıkıntısıydı. Yüzünü zor seçiyordum, ah biraz ışık olsa diye içimden geçiriyordum ki… Demet’in nefesini yakınlarımda hissetmeye başladım, bana biraz daha yaklaşmıştı. Bu sırada dizi dizime değdi. Sıcaklığını hissediyordum. Yine bana bir şeyler olmaya başlamıştı. Zapt edilmez bir duyguyla havalanıyor ve sertleşiyordum. Elimi yanlışlıkla uzatmış gibi yaparak göğsüne dokundum ve çektim. Yumuşaklığı hissetmiştim. Bir muzırlık düşünüyordum ki, o can alıcı bir konu açtı.-Kız arkadaşın var mı? Dedi.-Yok dedim.-ya senin erkek arkadaşın var mı diye sordum.-hayır yok dedi.-Hiçbir kıza sarıldın mı, öptün mü dedi.-Yooo hayır dedim.-Gel sana ne göstereceğim dedi.Elimden tuttu, koridorun ışığına yakın bir yere gelince ağabeyimin dergilerinden birinin elinde olduğunu fark ettim. -Şuna baksana dedi.Derginin kapağında devasa aletli bir adam kadının birini domaltmış beceriyordu. Artık zıvanadan çıktım. Nefes nefese idim. Kapağı açtım, bir dizi fotoğraf değişik değişik pozisyonları gösteriyordu. Bu sırada :-ben korkuyorum, dedi.-Hayırdır dedim.-Erkeklerden korkuyorum, hem merak ediyorum, hem korkuyorum dedi.Sustuk. -Onların aletleri çok büyük dedi.-Olsun alışırsın dedim.Gülümsedi. Önümdeki kabarıklığa baktı. -Ama daha erken dedi.-Ne için dedim.-Bir erkekle yatamam, korkarım dedi.-Olsun dedim.Elini uzattı, yanağımı okşadı.-Ama bir öpücük, küçük bir kaçamak fena olmaz dedi.Yanağıma uzandı küçük bir öpücük kondurdu. Ben de elini tuttum, dudağından daha büyük bir öpücük aldım. Birbirimize baka kaldık. Sonra bir küçük öpücük daha, bir dudak daha… Bir dudak daha… derken nefes nefese kaldık. Ben tekrar onu kanepeye götürdüm. Kanepede öpüşme faslımız bu sefer şapırtıya ve emişmeye dönüştü. Dudaklarını ısırmaya başladım. Dilini emiyorum. Yüzünü yalıyorum. Memelerini sıkıyorum, avuçluyorum. Memelerini açmak istediğimde tepki koydu. Kapadı. Olmaz dedi. Sadece görmek istiyorum dedim. Hayır dedi. Öpüşelim, öpüşmeye devam ederken ben onunla yere yuvarlandım. aletim kaskatı, üzerinde bacaklarının arasından tazyik yapıyorum. Bu sırada açılan pijamasından memesinin birinin dışarı çıkmış olduğunu fark ettim, çaktırmadan bir hamleyle dudaklarından sıyrılıp memesini yakaladım ve emmeye başladım.Bu sırada inlemeye başladı. Bir taraftan da ağabeyim ile yengem duyacak diye korkuyorum. Memelerine ses çıkarmayınca aldığım cesaretle pijamasının içine elime daldırmamla beraber beni iteledi. Olmaz diyorum dedi. Sadece öpüşeceğiz dedi. Masumane ben de peki dedim. Artık zıvanadan çıkmıştım. Ona küçük bir oyun hazırlamanın zamanı gelmişti. Onun dudaklarına yeniden yapışırken, şortumun kenarından aletimi dışarı çıkarmayı başardım. aletimi ona göstermeliydim. Karnına oturur gibi yaptığımda aletimi fark etti. Hafif doğrulmak istedi, müsaade ettim. Elini aletime uzattı. Yavaşça dokundu. Sanki bir kediyi sever gibi seviyordu. Ben dalgalanmaya devam ediyordum. aletim nabzımın atışına ritim tutarcasına bir aşağı bir yukarı tik tak atıyordu. – Onu bu kadar sevdiysen fotoğraflardaki gibi öpsene dedim.Bir veda öpücüğü kondurur gibi dudaklarıyla öpüp geri çekti.- Beni çok mutlu ettin, hayatımın en heyecanlı en mutlu günü bugün dedi. Sana söz veriyorum kendimi hazır hissettiğimde ilk sen becereceksin beni dedi.- O zaman izle beni dedim.Aletimi onunla beraber okşamaya başladım. İkimiz bir tutuyorduk. Onun memeleri açıktı. İleri geri hareket etmeye kendimi rahatlatmaya çalışıyordum. Beraberce salamaya başladık. Ben hızlandıkça hızlanıyor, memelerine kadar sürttürüyordum. Sonunda büyük bir sallantıyla eline, göğüslerine, pijamasına fırlatıverdim. Şaşkındı. Eliyle sıcak sıcak menileri okşuyordu, inceliyordu. Tuvalet kapısının açıldığını duyar duymaz odalarımıza kaçıp yataklarımıza girdik.

Categories
Uncategorized

bu da bu sabah benim aklımdan geçenler

bu da bu sabah benim aklımdan geçenler

Sen hep birşeyler hayal edip bana anlatıyorsun ya,

Bak bu da bu sabah benim aklımdan geçenler:
Benim ev müsait olduğu için ilk buluşma için sözleşmişiz, sen benim eve geliyorsun: ben tabiki altta topuklularım, üstüne fileli bodystocking, o çok sevdiğim siyah beyaz kareli fırfırlı mini eteğim, içinde ise senin seçtiğin tangam (eroprofile sitesinde sana bir galeri oluşturdum “for tenderbull” adıyla, oradan seçmen gerekiyor) üstte yine sütyen ve t-shirt var. Sende kumaş pantolon ve gömlek var, içeri geçerken sen yaramazlık yapıp popomu elinle sıkıyorsun. Ben bunun üzerine duruyorum ve sana doğru dönüp “çok mu acelen var?” diye sorup önünde diz çöküyorum, fermuarını indirip oradan sikini çıkarıyorum ve kafasına önce bir “hoş geldin” öpücüğü konduruyorum, biraz inceledikten sonra ağzıma almaya başlıyorum, bir elimle kamışını tutup, diğer elimle taşaklarına masaj yapıyorum. Sen elinle başımı tutup ileri geri hareket ettiriyor bir yandan oh çekiyorsun. Tabi bu arada senin yarak olmuş bayrak direği. Ben yaladıkça yalayasım geliyor, ara sıra dilimle taşaklarına iniyorum ve taşaklarını ağzımın içine alıp çekiştiriyorum, bu seni iyice deli ediyor. Hayatında ilk defa yarak görmüş gibi Hızlı ve hoyrat bir şelikde yarağını yalayıp emerken birden kasılıyorsun, ve yarağını ağzımdan çıkarıyorsun, ben ağzım açık dilim dışarıda beklerken ağzımda sıcaklığı hissetmeye başlıyorum bile, salvolar halinde dilime damağıma ve hatta doğrudan gırtlağıma kadar boşalıyorsun, boğulacak gibi oluyorum ama hem ne zamandır bu anı bekledim hem de tadı o kadar güzel ki, hepsini güzelce yutuyorum ve hatta yarrağını tekrar ağzıma alıp son kalan damlaları temizliyorum.
Ardından yatak odasına geçiyoruz; Ben yüz üstü yatağa uzanıyorum, sen pantolon ve gömlekten kurtulup yanıma geliyorsun ve bacaklarımı okşayarak yukarı doğru ilerliyorsun. Eteğimi yukarı kaldırıp, popomu yoğurup şaplaklar atmaya başlıyorsun, bir ara anal tapamla oynuyor ardından diğer elinle sütyenimi sıkıp ovuşturmaya başlıyorsun. Bu şekilde ilerleyerek hemen yanımda dizlerinin üstünde duruyorsun sonunda, başımı sana doğru çevirdiğimde yine o muhteşem yarağını görüyorum önümde ve hemen elimle kavrayıp onu tekrar ağzımın içine alıyorum . Ara sıra elimle taşaklarına masaj yapıyor, oradan yarağını yukarı kaldırıp taşaklarını tane tane ağzıma alıyorum yine, gelmeden önce bütün kıllarını traş ettiğin için taşaklarını da yaladıkça yalayasım geliyor. Sen de oradan götüme uzanıp, götümün iki yanağını sıkıyor anal tapamla oynuyor ve popoma sert şaplaklar atmaya devam ediyorsun. Yarağın gitgide tekrar sertleşiyor.
Artık bu sertlikten istifade etmenin sırası gelmiştir, yavaşça dizlerinin üstünde arkama doğru geçiyorsun ve kalçamdan tutup beni hafifçe doggy pozisyonuna kaldırıyorsun, heyecandan bütün vücudum titriyor. Tangayı kenara çektikten sonra Anal tapamı hafifçe çıkarıp tekrar takıyor tekrar çıkarıyorsun, sonra arkamda yerini alıyorsun. Önce biraz kayganlaştırıcı ve sonrasında aynen anlattığın gibi: önce yarağının başıyla deliğimi fırçalıyorsun, benim delik artık iyice gevşemiş durumda, ardından yarağının başını deliğime dayayıp hafifçe bastırıyorsun, ve o güzelim yarrağın başı götüme giriyor, ben bu arada derin bir ohhh çekip kısa kısa nefes almaya başlıyorum. Yarrağını çıkarıp nazikçe tekrar sokuyorsun ama bu sefer yarısına kadar giriyor, ama yine hareket etmeden bekliyorsun, yarrağının zonklamasını götümde hissedebiliyorum resmen (biliyorum ki başkası olsa şimdiye dek hoyratça abanmıştı). Sonra tekrar çıkarıp bekliyorsun, ben artık “hadi sok onu, içime sok, girmesini istiyorum” diye sessizce yalvarmaya başlıyorum ki, sen yine başını göt deliğime dayayıp yavaşça ama bu sefer durmadan dibine kadar içime giriyorsun. Yarrağının sıcaklığı içimi ısıtıyor, biraz öylece bekledikten sonra yavaş yavaş git-gel hareketlerine başlıyorsun. Yarrağın yılan gibi içime girip girip çıkıyor, götümün hassas durumunu bildiğin için hızlanmadan yavaş hareketlerle sikiyorsun beni, kasıkların götümün yanlarına çarptıkça çıkan şaplak sesleri odada yankılanıyor ve bu seslere senin de arasıra popoma vurduğun şaplaklar eşlik ediyor. Sikişimiz tam senin anlattığın şekilde ilerliyor çünkü sen biraz yorulmuş durumda yavaşlamaya başlıyorsun, ben de “hadi içeri geçelim” diyerek seni oturma odasına alıyorum, orada seni koltuğa aturtuyorum ve ben de senin kucağına geliyorum. Önce dizlerimin üzerinde kalk-otur hareketiyle başlıyoruz, ama bu pozisyon yeterince derine ulaşmanı engeliyor, ben de dizlerimden ayaklarımın üzerine basarak, iki elimi ensene doluyorum, artık kalk-otur hareketini daha hızlı yapabilecek durumdayım; kısa sürede hızlı hızlı hareket etmeye başlıyorum ve her oturuşumda yine götüm, kasıklarına çarptığında ortalık şaplak sesiyle inliyor. Bir süre sonra haliyle ben de yoruluyorum ama idare edebildiğim kadar idare ediyorum ta ki sen bunu fark edene dek, bu sefer sırtımdan kavrayıp yarağını götümden çıkarmadan beni sırtüstü koltuğa yatırıyorsun, ayak bileklerimi tutup omuzuna atıyor, bacak omuzda pozisyonunda bana son darbelerini vuruyorsun, tabiki şaplaklar yine fena yankılanıyor, ben yanlardan ellerimle sana destek olmaya çalışıyorum.
Nefes alışların gitgide hızlanıyor ve sonunda nefesin kesiliyor, kısık bir homurtuyla “geliyor” sesi çıkıyor dudaklarından, içimden çıkmaya çalışıyorsun ama ben ellerimle yanlardan seni sımsıkı içimde tutuyorum; Ufff sesinle birlikte döllerin sıcak sıcak kanalıma akmaya başlıyor, yarağının kasılmasını götümle hissediyorum. Sonunda kasılmalar bitiyor ve sen de inmiş sikini götümden çıkarıyorsun. Beraber banyoya gidiyoruz temizlenmeye ama benim arka tampon dağılmış durumda, adım bile atamıyorum neredeyse.
Temizlendikten sonra odaya geçiyoruz dinlenmeye çünkü bu böyle hemencicik bitmezzzzz…

Bi yorum yaparsanız, devamını yazmak için heves olur… 😉

Categories
Uncategorized

Kaş Maceramız

Kaş Maceramız
Merhaba ben Gürol,geçen yaz sürekli beraber tatil yaptığımız en candan arkadaşlarımızla beraber 3 aile ekonomik bir tatil yapmak üzere Kaş ta bir apart otel ayarladık.

Ben ve bir erkek arkadaşım ile bayan arkadaşımız aynı şirkette 6 yıla yakın beraber çalışıyorduk. Eşlerimiz ise birbirinden farklı yerlerde çalışıyordu. Aynı yaşlarda olmamız ve muhabbetimiz tuttuğu için 6 yıldır sürekli görüşüyor ve beraber eğleniyorduk. Fulya’nın eşi Yılmaz, bir ithalat-ihracat firması sahibiydi ve sürekli yurtdışına çıkardı. Son bir iki yıldır eşlerimizden Yılmaz’ın Fulya’yı aldattığını ve Fulya’nın bundan çok rahatsız olduğunu duyuyorduk. Biz diğer iki aile olarak onların ilişkilerini düzeltmeye yardımcı olmaya çalışıyor böylece her vesilede beraber gezip, eğleniyor, Yılmaz’ı aile ortamına sokmaya çalışıyorduk. Fulya genç fakat sıradan güzelliği olan bir kadındı. Yılmaz’ı elinde tutmak için her zaman kendine iyi bakar ve eşinin üzerine titrerdi. Bu tatilde de biz ve diğer çift dostlarımız onların aralarındaki sorunları aşması ve birlikteliklerini güçlendirmeleri için bazı fedakarlıklara da girip tekrar beraber tatil yapma kararı aldık.

6 kişi hep beraber aparta yerleştik, hepimiz son derece neşeli ve coşku doluyduk. Yerleşip alışveriş yapmak üzere çarşıya indik. Bol kahkahalı ve eğlenceli bir alışverişten sonra 3 çift elele gözgöze aparta döndük. 2-3 gün boyunca sürekli gezdik, plajları dolaştık , akşamları dışarıda birbirinden değişik mekanlarda yemekler yedik. Her şey iyi gidiyordu, Fulya ve Yılmaz’ın çifte kumrular gibi olmaları dördümüzü de sevindiriyordu.

Tatilimizin beşinci günü hep beraber kalabalık bir grupla beraber tekne gezisine çıktık. İşte o andan itibaren Yılmaz iş başına geçti ve yine sinsi sinsi çapkınlıklarına başladı. Korhan ve ben bunu kamufle etmeye çalışıyorduk ancak mola verilen plajlarda Yılmaz’ı uyarmamıza rağmen o yine bildiğini okuyor, çevredeki kadınlara sürekli pas atıyordu. Fulya’nın asabiliğini eşim ve Hande neşeli muhabbetler açarak dağıtmaya çalışıyorlardı. Ortam iyice gerginleşmiş, Yılmaz’ın vurdum duymazlığı ve ahlaksızlığı hepimizi sinirlendirmişti. Korhan neredeyse patlayacak gibiydi ve turun biran önce bitmesini istiyordu. Zar zor geçen saatlerden sonra tekneyle Kaş’a geri döndük. Erkekler bir arada oturduk ve Korhan sert tavırlar ile Yılmaz’a çıkıştı, aralarında başlayan münakaşa sonunda Korhan eşiyle beraber eşyalarını toplayıp aparttan ayrıldı. Olaylara son derece üzülmüştük ve moralimiz sıfıra inmişti, herşeyin tadı kaçmıştı.

Akşam yemeği yemedik, Yılmaz saat 21 civarında hiç bir şey söylemeden ayrıldı, eşimin migreni tuttuğu için ilaç alıp yattı, dolayısıyla ancak saatler sonra uyanabilecekti. Ben apartın balkonuna çıkıp şezlonga uzandım ve öylece dinlenmeye başladım. Bir süre sonra elinde iki soğuk kutu bira ile Fulya balkona geldi, sinirli olduğu her halinden belliydi, üzeri salaş pulaştı. Biranın birini bana vererek karşımdaki koltuğa oturdu. Uzunca bir sessizlik sürdükten sonra Fulya hararetli bir şekilde Yılmaz’ın yaptıklarını, onu sürekli aldattığını örnekleriyle anlatmaya başladı. Ben hiç söze karışmadan Fulya’yı dinliyordum, anlatıp rahatlamasını bekliyordum. Fulya arada sırada içeri gidip yeni biralar getiriyordu. Gece saatin 23 ünü geçmişti ve hala anlatması bitmemişti. Biradan hafifçe mayhoşlaşmıştım, bu arada hararetli bir şekilde konuşan Fulya’nın hareketleri de dağılmış, dikkatsizce oturmaya başlamıştı. Zaman zaman altındaki fırfırlı mini eteğin arası açılıyor ve altın sarısı baldırlarından titreyen yumuşak bacak etleri gözüküyordu. Fulya’nın anlatımı esnasında kullandığı kelime ve cümlelerde, konunun içeriği açısından gittikçe erotikleşmiş ve adeta seks filmi repliklerine dönmüştü. Aldatılmanın verdiği kızgınlıkla kendinden geçmişçesine Yılmaz’dan bahsederken onun bu sinirli ve telaşlı konuşmasının içerisinde bacak arasının kontrolünü iyice kaybetmişti, bir an sanki içinde çamaşır yokmuş gibi geldi ve bacak arasındaki kahverengilik gözüme takıldı. Dikkatimi kaçamakça bacak arasında yoğunlaştırdım ve bir an onu boşta yakaladığımda, gerçekten içinde külot olmadığını farkettim. Bakışlarımdaki değişikliği Fulya da farketmişti ve sanki beni daha da azdırmak için bacaklarını açmış eteğini uygun pozisyona getirmişti. Gözlerim bacak arasından belli belirsiz gözüken o kahverengi delikteydi. Kamışımın sertleşmesine mani olamadığım için ince kumaşlı şortumun üzerine ellerimi koyarak bastırmaya çalışıyordum. Fulya elindeki boş bira kutusunu yere bırakıp, “ben dolaptan bira alacağım ister misin?” diye sordu. İçerim dedim ve geri dönmesini bekledim. 10 dakika geçmesine rağmen dönmeyince merak edip içeri girdim. Odasının kapısı açıktı ve ışığı yanıyordu. Tereddütle kapıya yönelip içeri girdiğimde içerisi boştu, kapı birden arkamdan kapandı. Korkuyla geri döndüğümde Fulya çırılçıplak kapının arkasına yaslanmış duruyordu. O andan itibaren sonuna kadar tek kelime konuşmadık. Beni hızla kendine çekerek dudaklarıma yapıştı. Çılgınca ve ateş içinde öpüşüyorduk, sol eli bacak aramda aletimi okşuyordu. Ben de ellerimi onun kalçasına atmış, sırayla vücudunda elimin eriştiği her noktayı ihtirasla okşuyordum. Dakikalarca ayakta seviştik, Fulya göğüslerimi öperek aşağılara kaydı ve şortumu dizlerime indirdi. Şimdi eliyle okşadığı aletime diliyle ufak dokunuşlar atıyor , sertleşmiş organımın kafasını dudaklarının arasına alıyordu. Fulya kendinden geçmiş bir halde sakin sakin aletim ile uğraşırken birdenbire sert ve haşin hareketlerle aletimi ağzının içine en derinlere doğru almaya başladı. Bacak kaslarımın titrediğinin farkındaydım, Fulya kendinden geçmiş zaman zaman arkama geçiyor,aşağıdan bacak arama giriyor ve toplarımı yalıyor, etrafımda dört dönüyordu. Daha fazla dayanacak halim kalmamıştı, Fulya’yı kolundan tuttuğum gibi balkona açılan alçak pencerenin önüne götürdüm, yataktaki yastığı alıp, pencerenin eşiğine bırakıp Fulya yı yastığın üzerinden omuzları pencere dışına çıkacak şekilde domalttım ve arkasına geçerek aletimi tek defada onun kutusuna soktum. Ellerim ile onun ellerini poposu üzerinde tutarak vücuduna gerdim ve hiç durup dinlenmeden deliğine girip çıkmaya başladım. Gecenin karanlığında şehrin ışıkları altında inleyerek ve küçük çığlıklar atarak altımda zevkin doruklarına çıkan Fulya’nın deliğinden aletimi çıkarıp baktığımda, dudakların bir ahtapot gibi aletimi sardığını ve içine çektiğini gördüm. Bu manzara ve cinselliğin ateşi ile dakikalarca vurmaya devam ettim. Orgazmın eşiğine geldiğimi anlayan Fulya beni hızla iterek aletimin önünde eğildi, elleriyle kamışıma masturbasyon yapıyor ve her an fırlayacak spermelerimi kapmak için dudaklarını ihtirasla açıp kapatıyor, dudaklarını yalıyordu. Sarsılıp, titreyerek ona beklediği mutluluğu verdim, ellerine ve yüzüne dağılan spermelerimi aç bir kedi gibi yalayıp dudaklarının arasına aldı ve itina ile temizledi. Kendimizi yatağın üzerine attık dakikalarca konuşmadan dinlendik. Olanların bizim için neler ifade ettiğini düşünmeye başladığımda kısmen utanç duymama rağmen Yılmaz ın bunu hak ettiğini düşünüyordum. Ben bu düşünceler altında dinlenirken Fulya tekrar üzerime çıkarak aletimi emmeye başladı. Bu müthiş atmosfere dayanmam mümkün değildi ve kamışım şimdi daha sert ve dikti. Kontrol Fulya daydı ve nazlı hareketlerle üzerime çıkıp kamışımı deliğine yerleştirdi. İki eliyle kendi göğüslerini okşuyordu, bende ellerimle arkasından poposunu sıkıştırıyordum. Gerçekten muhteşem yumuşaklıkta enfes bir ten rengindeki poposunun güneşten yanmayan bölümü süt renginde ve mayosunun şeklindeydi. Fulya dakikalar içerisinde aklına gelen her pozisyonu beni evire çevire denedi, bir an son derece hızlanmış ve hayvanlaşmıştık, arka arkaya gelen orgazmları beni de keyiflendirmiş ve azdırmıştı. Saatler sonra ikinici ve üçüncü defa beni boşalttığında, karımın böyle yeteneklerinin olmadığının farkına vardım.

Saat sabaha karşı 4 sularında kendimize geldiğimizde yeni aşıklar gibi öpüşüp koklaşıyorduk. Yılmaz ertesi gün öğlen vakti geri geldi ve aynı pervasızlıkları tatil bitene kadar sürdürdü. Bu günlerde Fulya ile kaçamak ilişkiye girmek için karıma bahaneler uydurup beraber çarşıya çıkıp acele bir otel odasında sevişiyorduk, yada plajda tuvalet vs. bahaneleri ile kaçıp ormanlık alanda kuytu bir yerde sevişiyorduk.

Tatil dönüşü artık bir karım bir de aşığım vardı. Yılmaz’ın karısı üzerindeki bu değişikliklerin farkında olduğunu biliyorduk, ancak bu Yılmaz’ın işine geliyordu. Fulya da bundan rahatsız değildi. Karım ile gerçekten iyi bir dost olması Fulya’yı rahatsız etmiyor aksine karıma yardımcı olduğunu düşünüyordu.

Categories
Uncategorized

Bekçinin kızı

Bekçinin kızı
İstanbul’da yazlık bir siteyi çok beğenmiştik ve aile ertesi yıl da aynı dubleks evi tutmaya karar verdi. Tüm yıl tutarsak çok cüzi kira isteyeceklerini söyleyince biz de yıllık tuttuk.

O yıl bir üniversiteye yerleşmiş ancak gitmekten vazgeçince puanımda düşünce 1 yıl beklemeye karar verdim. Zaman zaman aileyle çalışıyor, zaman zaman da yazlığa kaçıyordum.

Okullar açılıp yaz sezonu bitti. Yazlık yerler hele hava soğuksa hayalet yerlere dönüyor. Ben de bu sessizliği seviyordum. Kimse olmayınca yazın bana somurtkan gelen bekçiyle de muhabbetimiz arttı.

Yazın plajda ara ara gördüğüm ufak gözgöze geldiğimiz kıvırcık saçlı, esmer, koca göğüslü ve diri kalçalı güzel bir kızın bekçi kabinine gidip konuştuğunu gördüm. Tabii aklıma çok başka şeyler de gelmediği değil. O an dönüp bizim eve baktı, perde arkasında olduğumdan çekinmeden baktım. “Bekçi ne işler çeviriyor?” diye düşündüm.

Birkaç gün sonra markette elimde poşetler siteye girerken kız yine bekçinin yanındaydı. “Merhaba” diye selam verdim. Yaşlı bekçimiz “Merhaba Ömer Bey, nasılsınız?” dedi. Konuşma ilerleyince kızını da tanıttı. Meğer üç kızından ortancası Arzu imiş. “Merhaba tanıştığımıza memnun oldum” dedim. O da gülümseyip “Merhaba” dedi. Babası konuya dahil olup “Benim kız da üniversiteye hazırlanacak, meslek lisesi bilgisayar okuyor. Bilgisayarcı ama matematiği zayıf ….” diye tam dert yanarken kız “Ufff baba ben eve gideceğim, birşey diyor musun ?” dedi. Babası da “İyi tamam sen git” dedi ciddi bir yüzle.

Babası benle konuşmaya devam ederken kotunun üstünde biten montu altındaki daracık pantolonu ile çıkmış kalçalarına ve vücut hatlarına bakıyordum.Kıvırcık , orta kısa saçları ile özgür bir kız ifadesi vardı. Babası dert yanarken artık onun konuşmasını kesmek için “İhsan Amca burası yazlık yer, okullardaki öğretmenler kaliteli mi ders veriyor ? Ben de benzer şeyler yaşıyorum, rehberlik önemli. Dershaneye gönderin, meslek lisesi tek başına sınav için yetmez.” diye tavsiyede bulundum. O da “Ben sürekli buradayım, ilgilenemiyorum. Annesi de anlamıyor, çevremizde okuyan da yok. Artık araştıralım” dedi. Fırsat bu fırsat “Ben de hazırlanıyorum, isterseniz kısa Arzu ile konuşayım. Belki biraz da olsa yönlendirebilirim, biliyorsunuz ben de 1 yıl daha hazırlanacağım” dedim. “Valla iyi olur, yardımcı olursan çok sevinirim. Arzu’ya söylerim” dedi.

Birkaç gün sonra Arzu ile yine site içinde karşılaştık. Dediğim gibi yazlık yer olunca soğuklarda hele haftaiçi sitede kimse durmuyordu. Haftasonu yine evin tadilatı, eve uğrayalım diye sitede emekliler falan 1 2 kişi olurdu. Gülümsedik birbirimize, tam geçiyorduk ki birbirimizi “Arzu merhaba, sen geçen gittikten sonra babanla konuştum. Okulunu, hangi bölümü istediğini falan anlatırsan biraz yardımcı olabilirim belki.” O da “Babam biraz fazla konuşur, vaktinizi almayayım” dedi. “Olur mu, ben de kazandım gitmedim. Tekrar hazırlanacağım, bu yıl bana tecrübe oldu. Sen de yıl kaybı yaşamazsın, yardımcı olabilirim. Plajda yürüyüp biraz konuşalım” dedim. Saçını kulağının arkasına attı, “peki” dedi.

Plaj bomboş yürüdük, konu dersti ama baba yaşlı olunca kızı vaaz vaaz yormuş ve yıldırmış olduğunu gördüm. Sırf çenelerinden kurtulayım diye okumak istiyor gibiydi. Dersten ziyade ailesinden yakındı, beni tanımamasına rağmen bu kadar içten açıklamalarına şaşmıştım. Ben doğrudüzgün tavsiyede bile bulunamadan “Geç oldu, gideyim” dedi. “Arzu bence ailenin seni yıldırmasına izin verme, derslerden ziyade aile ile sorunların çok sorunun var. Nereyi okumak istiyorsan onu yap. Gelecek kariyerin için bence daha detaylı konuşalım, samimiyetin için teşekkürler. Hem de birbirimizi motive ederiz. Cep telefonun varsa yine haberleşir buluşuruz.” dedim. O da gülümsedi, “çok iyisin, teşekkürler.” dedi ve telefonunu verdi. Ben de onu çaldırdım ve kaydetti.

Ertesi gün çekinerek de olsa onun okuldan da döneceğini tahmin ettiğim vakit sms attım “nasılsın” diye. “iyiyim” diye cevap yazınca “arayabilir miyim, müsait misin “yazdım. “Odama geçeyim 5 dk sonra ara” yazdı. Samimi şekilde konuşmaya başladık. Trajikomik de olsa gelecek kaygımıza gülüyorduk. Konuşurken yarım saat geçmiş. Sesi beni benden almıştı, direk yıldızımız tutmuş gibi çok samimiydik.

Ertesi gün bekçi İhsan’ın önünden geçerken temkinli bakıp selam verdim. Acaba kızı ile samimiyetimiz yansımış mıydı ? Arasam mı Arzu’yu kararsız kaldım. Ama ararım anlaşılır, aradım ki hiç sorun yoktu. Gülerek gayet cool konuşuyorduk. “Yazlıktan otobüs uzaklığında bir yerde buluşalım mı” dedim. Artık site etrafı ve plaj tehlikeliydi. Bekçinin eminim çok tanıdığı vardır, kızını da tanırlar diye düşündüm. Arzu 2 gün sonrası için kabul etti. Ben de sohbet olsun diye öyle eski yılların puan rehberleri, tercih klavuzlarını falan attım çantaya.

Durakta buluştuk, çok samimi gülerek yanak yanağa öpüştük. “Burada sıkılıyordum, senin olman çok iyi geldi” dedi. Gülüştük. Kafeye geçince “yanımda klavuzlara beraber bakalım ” deyip koltuklu bir masada yanyana geçtik. Montunu çıkarınca kırmızı V yaka bir kazak giydiğini gördüm. Göğüs çatalına kadar iniyordu kazağı. Klavuzda okullara bakarken ” şu mu? ” vs derken soğuktan daha ısınmamış eli elime değiyordu. Bazen kaygı, bazen gülme halleri çok tatlıydı. Oracıkta kıza aşık olmuştum.

Tercihlere bakarken ailelerimizi konuştuk, ailemin sağladığı imkanlardan memnuniyetle bahsederken ise o hayal kırıklıklarını anlattı. Annesi de babası da kızı yıldırmış, sürekli eleştiri. Kız ağlamaya başladı, ilk elleri ile gözlerini sildi. sonra telkin etmek için omzunu tuttum. “Çok utanıyorum, seni de sıktım, özür dilerim Ömer” dedi. O esnada yüzümüz, dudaklarımız çok yakındı, elini tuttum ve “üzülme” dedim. Sonraki günler telefonlaşmalar, görüşmeler birbimizin çekimi aşka dönüştü. Eve döndüğümde “Dön seni özledim” yazıyordu. Yazlıkta ders çalışma bahanesiyle evden kaçıyordum. Aile de sağolsun, ehliyeti yeni almışken bir araba verildi ve onla yazlığa yemek götürüyordum.

Tabi o gün değil ama sonrasında anlattığı trajediyle şok oldum. Aile cidden çok kötüydü ve major depresyonlar geçiyormuş. Psikolojik rahatsızlığı vardı cidden. Ne kadar güldürsem de bazen yüzü anlamsız, kaskatı bakardı. En derindeki ciddi bir nöbeti de ablasının nişanlısı ona uyku hapı içirip kendi evinde tecavüz etmiş. Uzak akrabaları olunca sadece annesiyle yaşayan ablasının nişanlısında kalıyormuş. Uyku hapını yemeğine katmış olacak ki çırılçıplak uyandığını anlattı bana. “Çok küçültüm, olanı da anlamadım” diye anlattı. Bunu anlatınca şok oldum, “bu kişi enişten mi şimdi?” dediğimde “Hayır ablamın bekaretini almış, yatıyorlarmış. Sonra ablamla ayrıldılar” dedi.

Babası olduğu için siteye gelemiyordu ama arabada yalnz kalmalarımızla öpüşüp koklaşmalarımız başladı. Ben de bekçiye mesafe koymuş, selam vermek hariç sohbet etmiyordum. Arzu babası yaşlı olduğu için ablası para getirdikçe ne ona ne de kendisine karışmadığını söyledi. Zaten anne ile babası arası bozukmuş. Bir dönem başka kadınla annesini aldatmış.Küçüğü de köylerinden bir akraba çocuğu ile çıkıyormuş.

Birgün onu okulun 100 metre ilerisinden aldım, lise elbisesi ile çok seksiydi. Çok yağış başlamıştı, yazlık yer yağışla sokaklarda bir kişi bile yoktu. Yine bir kuytuya çektim, tutkulu öpüşmeye başladık. Elim muz beyaz çorapları üzerindeydi. elbisesi beni tahrik etmişti. Saçını açtı ve gömleğinin üst 3 düğmesini açtı. göğüs çalatını yalıyordum, yetmeyince de gömleği açıp dilimi daha aşağı götürdüm. Elimi ekose eteği altına sokup muz çorabı üzerinden kasıklarını vajinasını okşamaya başladım. Yavaş yavaş ince ince inlemeye başladı. Bir an elimi bırakıp elini tutup pantolonumun üstüne elini götürdüm. Cidden acemiydi, eli bir süre kaldı, sonra okşamaya başladı.

Yağmur şiddetlenmiş ve içeride tüm camlar buğulanmıştı. Etraftan ürken Arzu’ya “korkma birşey yok, dışardan bizi farkedemezler” dedim. Taş kesilen penisimi rahatlatmak için fermuarımı açtım. Düğmeli boxerdan sikim dışarı fırladı, azgınlıktan mezi akmış, çok kaygandı. Arzu eliyle tutup okşamaya başladı. İnleme sırası bendeydi, boynundan tutup kafasını aşağı bastım. Anlar gibi kafasını çekmeye çalıştı. İzin vermeyince de dişlerini değdirmeden ağzına aldı. Tam orala başlayacak diye sırtını bırakınca da tekrar kalktı. “Ne kadar tuzluymuşi tuz tadı geldi” dedi. Tabi kısaca biyoloji bilgimle anlattım ama bir yandan onu koltuta hafifçe kaldırıp eteğini yukarı çektim. Oradan külotlu çorabını kaldırıp külotunun içine elimi soktum. Kalçalarını okşadım.

O da gömleğinden 2 düğme daha söküp göğsünün birini açtı, yalamaya başladım. Tam o esnada kardeşi arayıp çağırdı. Evinden 100 metre geriye bıraktım harikaydı.

Tabi azdığım için evde ondan foto istedim. Bana mayolu fotolarını attı. 31 çektim ve dayanamadığımı söyledim. İkimiz de 18 yaşındaydık, siteye sokabilsem yazlık vardı ama babası bekçiydi. Yazlığa yakın başka bir ilde pansiyonu aradım, yaşımızdan sorun olur mu sordum. Arkadaş halden anlıyormuş, sorun yapmadı. Rezervasyon yaptı. Haftasonu Arzu’yu aldım ve pansiyona gittik. Odaya girer girmez dudaklarına yapıştım, parfümü müthişti. Onu duvara yasladım ve ellerimi kasığına götürdüm. O da gömleğimi sıyırdı. Dilim ağzını dolaşıyordu, dizlerinden tutup kucakladım ve yatağa attım. Boxer ımla kalana kadar soyundum. O da beni izliyordu. Hiç uzatmadan sütyeni ve küloduyla onu bıraktım. Mesajlarda 95 lik göğüsleri olduğunu yazmıştı. Cidden göğüsleri büyük ve dipdiriydi. Boynunu öpüp hemen taşan göğüslerine indim. Elimi külodunun içine sokup amını okşama başladım. O da azgınlıktan akmış, külodu nemliydi.

Memelerinden göbeğine geçtim, Oradan bacaklarını öptüm ve 69 pozisyonuna geçip külodunu sıyırdım. Dilimi vajinasına değdirmeye başladım, birkaç dil darbesinden sonra sertçe dilimi içine soktum. “Ah” dedi. Ona baktım ve donumu çıkarıp elini penisime koydum. Çekingengen okşarken üstte sulu vıcık vıcık amını ıslatıyordum. Belimi aşağı itip sikimi ağzına alması için teşvik ettim. İnlemeleri artmıştı, ilk başta ufak dil darbeleri attı. Sonra başını aldı, zevkle iyice dibine basıp git gel yaptım. Öğürünce yukarı kaldırdım. Nasıl zevk aldığımı anlayınca ileri geri oral sekse başladı. Durdum ve yatağın kenarına oturdum. ,bana hayretle bakıyordu. Dizleri üstüne yere oturttum. Sikimi biraz okşayıp onun eline verdim. Acemi biraz okşadı gözlerime bakarak sikimin başını ağzına aldı Hayranlıkla ağzını siktiğim tatlı kızı izliyordum. inlemelerim artmıştı, acemi şekilde dişini sürtse canım acısa da bir müddet birşey demedim. 2-3 dk sonra kalkıp onu yatağa aldım ben kenarda yerde vajinasını yaladım. Artık zevkten bağırıyordu, skime tükürdüm, vajinasına değdirmeye sürtmeye başladım.

Başını tam sokacaktım ki “Sokma, istemiyorum.” dedi. “Aşkım niye geldik? Seks nasıl yapacağız?” dedim. “Sevişelim sadece” dedi. Çok azmıştım, ilk posta bir cerahati atayım deyip göğüslerine geçtim. Koca göğüslerine sikimi koyup gidip gelmeye başladım. İnleme sırası bendeydi. Beygir gibi göğsünün arasından boynuna, çenesine boşaldım.

Çantama 3-4 teneke bira atmıştım. Çıkarıp birer tane aldım. yanına gidip onu öptüm. “aşkım kötü de olsa tecrüben vardı, ikimiz de zevk alacağız. Bakire misin yoksa?” dedim. O da “psikolojimi anla sevişelim ama içime girme” dedi. “Seni çok seviyorum, birleşmemiz de çok normal. Anal seks yapalım o zaman” dedim. Anal seksi bilmediğini söyledi, şaka sandım anlattım. “Ama aşkım acımaz mı ?” dedi. “Acırsa bırakırız aşkım” dedim.

Tekrar ateşli öpüşmeye başladık. Sildiğim göğüslerini yaladım, yine vajinasını yaladım. Dudakları sarkık vajinası bazen hareket ediyordu. “Kasılıyor musun aşkım?” dedim cevap vermedi. 69 pozisyonuna geçtik bu defa bana harika bir sakso çekti. “Islak ıslak yala, tükür aşkım” dedim. Dediğimi yaptı, onu domaltıp doggy pozisyonuna aldım. Kalça yanakları daha açılsın diye iyice belini aşağı itip domalttım. Parmağımı yalayıp sokmaya başladım. Acıdan “Ah” diyor bir eliyle elimi tutuyordu. “Aşkım sikim acıtmaz, yumuşak” dedim. Sonra sikime bolca tükürüğümü sürüp götüne başını sokmaya başladım. O “Ah aşkım acıyor” derken ben zevkten “oh” diye inliyordum. Ara ara elimi tutsa, sıksa da “hadi çıkar, canım yanıyor” dese de şak şak seslerinde götüne boşaldım.

Akşam 19:00 civarı otelden ayrılana kadar vajinal seks hariç herşeyi yaptık. Otelden çıkmadık bile. En son duşta bile saçlarından tutup yüzüne boşaldım.

O kadar azmıştım ki; 1 saatlik yol dönüşünde yine tenha bir yer bulup memelerinin öpüp yaladım. Oral yaptırdım ağzına boşaldım. Yutmak istemedi ağzı dolu “hmm, hmm” dedi. Torpidodan peçete buldum ona “Aşkım sapıksın, yeter” dedi.

Okul dönemi bitene kadar harikaydı. Yazlığın tepelik, otobana yakın yerlerine çekiyordum. SW arabada arka koltukları kapatıp uzanıyorduk. Misyoner sürtünüyor, oral seks yaptırıyor, ters uzanıp 69 yapıyorduk. Oral seksle beni patlatırken artık yutmaya da başlamıştı.

Yaz dönemi sınavdan sonra aile de yazlığa geldi. Ben o bölgeyi istemiştim ama üniversite tam tersi bir bölgeyi kazandım. Sınav yaklaştıkça gitmelerim azalmıştı ama üniversite uzak da olunca “Uzak mesafe aşkları zordur” derler. Çok yapamadık maalesef, psikolojik sorunları da olduğundan tartışmalarımız çok oluyordu. Bir kavgamızdan 3 ay sonra başkasıyla çıkmaya başlamış. “Beni arama” deyince daha da aramadım.

Aile de hep aynı yer sıkıcı deyip o bölgede yazlığı kiralamadı. Sosyal medyada aradığımda bulamadım ama hala hdd imde beraber çekildiğimiz fotolar durur.

Categories
Uncategorized

Dolar Çok Yükselince Annem Yaraklara Geldi! (3)

Dolar Çok Yükselince Annem Yaraklara Geldi! (3)

Abuzer hızlı hızlı sikmeye başladı annemi. Yarağı boydan boya girip çıkıyordu amına. Annem yarak darbeleri ile sarsılıyor ve öne arkaya gidip geliyordu sürekli. Vakkas’ın ağzını doldurduğu yarağı bu gidip gelmelerle boğazına kadar girip çıkıyordu. Top güllesi gibi memeleri sarkık halde sallanıp duruyordu aralıksız. Götünün yanakları, kalçaları ve belinin etleri titriyordu.

3 karısı ve 14 çocuğu olan Abuzer sikiş konusunda deneyimli bir erkekti ve bunu konuşturuyordu gözlerimin önünde. Yarağını bir hızlı bir yavaş sokup çıkarıyor, annemin amında bir süre beklerken götünü oynatarak yarağı amının içinde çalkalıyordu. Bu anlarda götünün kıllı ve kaslı yanakları kasılıyordu. Sonra çıkarıp kafasını göt yarığına sürtüyor, ondan sonra da yeniden amına girip sikmeye devam ediyordu.

İçerinin nemli ve sıcak havası bunaltıcı bir hal almıştı. Abuzer’in iri yarı vücudu ter içinde kalmıştı. Annemin güneş yüzü görmeyen beyaz vücudu ise tepeden vuran floresan lambanın altında yağlanmış gibi parlıyordu. Vakkas da Abuzer gibi terlemişti. Bense üzerimde keten pantolon ve tişörtle su içinde kalmıştım.

Abuzer’in pompalamaları gittikçe hızlanırken Vakkas belini yılan gibi oynatarak yarağını sokup çıkarıyordu annemin ağzına. Pis gülüşlerinin arasında küfürler savuruyordu anneme. Saçlarını sıkı sıkı tutmuş başını oynatmasına izin vermiyordu. Annemin gözlerinden akan yaşlar salyası ile birleşip yatağın üstüne damlıyordu.

Ancak bir süre sonra Vakkas yarağını çıkardı annemin ağzından. O anda annem tıkanır gibi oldu ama bu hali uzun sürmedi. Abuzer bu sırada var gücüyle pompalıyordu. Şişkin taşakları ve kasıkları annemin göt yanaklarına ve kalçalarına çarptıkça çıkan ‘Şap şap şap şap!’ sesleri odanın duvarlarında gidip geliyor, yankılanıyordu.

Vakkas yatağın üzerinden inerken Abuzer de annemin amından çıktı. Yarağının kafası morarmış, şişmişti, ıslak ve yapış yapış görünüyordu. Annemin amı da epey genişlemişti ve amının dudaklarının arasından içinin kızıllığı görünüyordu. Abuzer bir süre sıvazladı yarağını, annemin götünün yarığına sürtüp göt yanaklarına yarağıyla tokatlar attı. Vakkas ise, “Burası çok sıcak oldu!” diyerek kapıyı açtı, “Halim şu vantilatörü getirin!” diye bağırdı.

Az sonra Halim elinde ayaklı bir vantilatör ile aralık kapıdan içeri girip yaşanan sikişi izledi bir süre. Halim hem gülüyor hem de olayın içine dahil olmadığı için Vakkas’a veryansın ediyordu. Halim ve Vakkas ayaküstü konuşurken Abuzer’in yarağını annemin götüne soktuğunu gördüğümde yerimde sarsıldım. Annem dizlerinden büktüğü bacaklarını iki yana açarak belini eğmişti. Abuzer sol eliyle beline bastırırken sağ eliyle yarağını tutuyordu. Annemin kıllı göt deliği yavaş yavaş açılıp genişliyor, Abuzer’in kalın yarağı da içine giriyordu. Kalbim daha şiddetle atmaya başladı.

Annem, “Ahhhh, yapmaaaa, çıkaarrrr, ayyyy, ahhhh, çıkarrrr, uhhhh, ıyyyyy!” sesleri ile çektiği acıyı gösterse de Abuzer’in buna aldırış edeceği yoktu. Yarağını bastırdıkça göt deliğine daha çok giriyordu. Sonunda daha derine gidemeyeceğini anlayan Abuzer annemin götünde ileri geri çalışmaya başladı.

Abuzer’in yarağı amında olduğundan daha yavaş şekilde gidip gelmeye başladı annemin götünde. Annem dudaklarını emiyor, ısırıyordu. Acı içinde kıvranıyordu. Abuzer, “Bu karının götü çok sıkı amına koyim, yarağımı kesecek!” dedi, bir süre sonra da çıkardı yarağını annemin götünden.

Annemin kıllı göt deliği epey genişlemişti, şimdi içinin karalığı görünürken deliğin ağzı kendi kendine daralıp genişliyordu. Abuzer eline bolca tükürdükten sonra yarağını sıvazladı ve sonra yeniden göt deliğine bastırdı. Annem yeniden debelenmeye çalıştı ama Abuzer sıkı sıkı tutuyordu onu belinden.

Bu olanların arasında, Halim, “Biz ne zaman yapacağız abi?” deyince, Vakkas, “Tamam ulan bizden sonra sıra sizde, bekleyin biraz!” dedi ve sonra kapıyı kapadı. Ayaklı vantilatörün kablosunu fişe takıp çalıştırdı.

Abuzer annemin göt deliğini bir sondaj makinesi gibi deliyor ve genişletiyordu. Ayı gibi sesler çıkartmaya başlamıştı yine. Annem yatağın üzerindeki ellerini sağa sola atıyor, yatağı sıkıyor, çekiyordu. Az önceki acı feryatları azalmıştı. Annemin azalan feryatları ile birlikte Abuzer’in yarağı yarısından fazla girip çıkar olmuştu götüne. Abuzer şimdi daha hızlı şekilde hareket ediyor, gidip geliyordu.

Zevkle inliyor, anneme küfürler ediyordu. Annemin kıllı göt deliğinin ağzı yarak içine girerken dibe çöküyor, çıkarken ise dışa doğru açılıyordu. Bunların arasında Abuzer’in yarağının üzerinin sulu ve kahverengi bir sıvı ile kaplandığını gördüm. Yarak annemin götüne girip çıktıkça bu sulu kahverengilik çoğalıyor, göt deliğinin ağzına yayılıyordu. Abuzer’in yarağı annemin bağırsaklarına etki etmeye başlamıştı anlaşılan.

Abuzer’in böğürmeleri çoğalmıştı. Yarağı annemin götüne son hız girip çıkıyordu. Annemin bağırsaklarından çıkan sıvı Abuzer’in götünde daha hızlı gidip gelmesine sebep olmuştu. Abuzer kendini kaybetmiş gibiydi. Pompalamıyor resmen zımbalıyordu annemin götüne.

Annemden bu anlarda, “Ihhh, ıhhhh, ayyyy, uhhhh, ımmmm, uffff, offff!” sesleri çıkmaya başlamıştı. Uzun yıllardır sikişmeyen, yarak yemeyen annem bu seslerle aldığı keyfi dışa vuruyordu. Amından değil götünden sikilmek de ona zevk veriyordu.

Abuzer iki eliyle annemin saçlarını çekmeye başladı biraz sonra. Annem başını acı ile yukarı kaldırmak zorunda kalmıştı. Bacaklarını sağlı sollu oynatıp biraz daha açmaya çalışıyordu. Sol elini yatağın üzerinde tutarken sağ elini biraz daha üstte duran karyolanın demirine attı.

Annem hırıltılı ve boğuk sesler çıkarıyordu şimdi. Gözlerini karşısındaki duvara sabitlemişti. Abuzer saçlarını bir jokeyin atın dizginini tutması gibi tutuyor, çekiyor ve var gücüyle sikiyor, sokup çıkarıyordu yarağını. Götünün en derinlerine girip çıkan yarak annemi yerinde zıplatıyordu. Yere sağlamca bastığı 40 numara ayaklarıyla bile dengede durmakta zorlanıyordu.

Bu ara olanlara dışardan bakan Vakkas annemin sallanan memelerini tutup sıktı bir süre. O anda annemin bu şekilde iki yabancı erkek tarafından sikilmekten zevk aldığını gösteren hareketi geldi. Sol eli yatağın üzerinde kalmaya devam ederken karyola demirindeki sağ elini Vakkas’ın halen sert ve dik duran yarağına attı. Yarağı sıvazlamaya başladığında, Vakkas, “Uf bu orospu yanıyor aga, yanıyor!” dedi kahkahayla.

Abuzer kan ter içinde kalmış ama halen boşalmamıştı. Dakikalardır tüm gücüyle götünden sikiyordu annemi. Annem ise artık benim orada olduğumu unutmuş gibiydi, Vakkas’ın yarağını sıvazlıyor, zaman zaman da elini onun omzuna atarak destek alıyordu.

Derken Abuzer annemin götünden çıktı. O an şiddetli bir osuruk odaya yayıldı. Annemin göt deliğinde birikenler bomba gibi patlamıştı. Abuzer sulu kahverengiye dönen yarağını sıvazlayıp salladı bir süre. Annemin götünün yanakları ve kıllı kasıkları kızarmıştı. Göt deliğinin ağzı 1 liralık para kadar açık duruyordu. Deliğin kıllı ağzı ve etrafında da aynı sulu kahverengilikten bol miktarda vardı.

Abuzer annemi belinden kavradı, annem sağ elini Vakkas’ın yarağından çekti. “Geç şöyle, gel!” diyerek hemen önümde annemi ayakta domalttı. Annemin yeniden götüne girerken Vakkas da yarağını ağzına alması için uzattı. Annem yarağı aç bir kurt gibi kavradı sağ eliyle ve ağzına aldı.

Az sonra Abuzer yeniden annemi götünden sikmeye başlamıştı. Şimdi daha hızlı ve sert şekilde sikerken, annem de Vakkas’ın yarağını deli gibi somuruyordu. Vakkas annemin saçlarını çekiyor, sırtını ve belini okşuyordu. Abuzer’in abanmaları ile öne doğru atılan annemi Vakkas yarağı ile bir duvar gibi durduruyordu.

“Ommm, ımmmm, ammmm!” sesleri çıkıyordu annemin ağzından. Koca yarak ağzına boydan boya girmişti. Yarağın annemin ağzının içindeki hareketleri yanaklarından görebiliyordum. Abuzer var gücüyle pompalıyordu annemin götüne. İnsanüstü bir güçle sikiyordu annemi. Annemin koca memeleri bir ineğinkiler gibi şişmiş ve sallanıyordu durmadan.

Abuzer artık kendini kontrol edemez şekilde hızlanmıştı. Annemin vücudunun her gram eti ve yağı sarsıla sarsıla oynuyor, löpürdüyordu. Annemin o yarağı götüne boydan boya aldığını görmek beni acayip etkilemişti. Kalp atışlarım son raddeye gelmişti. Boyun damarlarım şişmiş, sandalyeden düşecek kadar sarsılır haldeydim.

Kısa süre sonunda Abuzer’in suratının şekli değişti. Televizyonda izlediğim yüksek G kuvveti yiyen pilotlar gibi gerilmiş, gözleri içe göçmüştü. Goril gibi sesler eşliğinde annemin götüne boşalıyordu. Tamamen boşalana kadar annemin götüne abandı, yarağını içinde tuttu.

Biraz sonra çıkardığında ise annemin açık duran göt deliğinden sulu kahverengi sıvının haricinde bir miktar da kirli beyaz sıvı akıyordu. Bu arada götünden az önceki kadar şiddetli olmasa da birkaç sefer daha osuruk sesi geldi.

Abuzer oyun dışı kalsa da, annem Vakkas’ın yarağını iştahla emip somurmaya devam ediyordu. Ancak Vakkas daha fazla bu şekilde kalmak istemeyince yarağını çekip çıkardı annemin ağzından. Sonra da arkasına geçip Abuzer’in boşluğunu doldurdu hemen, ama götüne değil amına girdi. Ama o sırada Abuzer, “Bu piçin siki kalkmış!” dediğinde amından çıktı hızlıca.

Baktıkları yer pantolonumun önüydü. Krem renkli keten pantolonumun önü ıslanmıştı. Çişe benzemiyordu bu. Öyle olsa anlardım, hem bacaklarımdan da akardı. Bu başka bir şeydi. Üstelik pantolonumun önü kabarmış, şişmişti. Abuzer’in söylediği buydu.

Annem doğruldu. Yüzü ve saçları ter içindeydi, adeta suya batıp çıkmıştı. Dudaklarının üzerindeki, yanaklarındaki siyah tüylerinin ve hiç alınmamış gibi duran siyah kalın kaşlarının üzerinde çiy damlaları gibi ter damlacıkları vardı. Yüzü pancar gibi kızarmıştı ayrıca, bir elini ağzına götürmüş bakıyordu bana. İki yabancı erkek tarafından sikiliyor olmaktan çok, oğlunun sikinin kalkıp boşalmış olması onu daha çok utandırmış ve üzmüş gibiydi.

Vakkas yarağını tutarken iğrenç bir şey söyledi. “Şöyle geç, oğlunun sikini ağzına al!” dediğinde, annem, “Abi sen ne diyorsun?” dedi öfkeyle. “Dediğimi yap ulan sürtük!” dedi Vakkas daha da sert bir sesle. Abuzer Vakkas’ın bu teklifini beğenmişti, annem yeniden itiraz edecek gibi olduğunda öfkeli bir tokat patlattı suratında.

Annem daha fazla direnemeyeceğini anlamıştı. Şimdi Vakkas onu sikerken oğlunun daha doğrusu üvey oğlunun yarağını ağzına alacaktı. Ancak isteklerinin bununla sınırlı olmayacağı Abuzer’in devamında gelen sözleri ile belli oldu.

“Bana bak koca karı, sana teklifim var. Bu akşam bizim gibi oğlunu da memnun edersen dediklerini yaparım. Borcunu Dolar’dan Türk Lirası’na çevirir, yeni ve uzun vadeli senetler yaparım. Anladın mı? Kabul edersen hemen şimdi hazırlarım senetleri. Yok, etmezsen ananızı sikerim, sike sike ödetirim o parayı size. Duydun mu beni?” dediğinde annemin yüzü renkten renge, şekilden şekle girdi.

“Sen ne diyorsun be, kulağın duyuyor mu?” dedi annem öfkeyle. Vakkas elinin ayası ile annemin kulağının dibine bir tokat atarak, “Asıl sen duyuyor musun, adam sana ne söylüyor dinlesene. Eğer oğlun da seni sikerse borcunu yeniden düzenleyecek!” diye bağırdı.

Annem sessiz kaldı, başını öne eğerek yere bakarken Abuzer kapıyı açıp içeriye seslendi, “Oğlum o çekmecede benim çanta var, getirin onu!” diyerek. Az sonra aralık kapıdan bir el uzanıp çantayı Abuzer’e verdi.

Abuzer çantayı açtı. Bir tomar imzalı senet arasından benimkileri aldı ve annemle benim bakışlarımız arasında yırtıp yere attı. Sonra da hesap makinesini çıkarıp onunla birkaç işlem yaptı. Makinenin ekranındaki sayıyı bana ve anneme göstererek, “Türk Lirası ile borcunuz bu oluyor. Bin lirasını da ben sildim ayrıca. Bunu 12 aylık senede bölüyorum!” dedi. Sonra da masanın üzerinde hızlıca 12 senedi yazıp hazırladı. Anneme uzatıp, “Koca karı gel buraya, imzala şunları!” dediğinde annem bana baktı. Gözleri ile bana (Ne yapayım?) der gibi soruyordu.

Hızlı hızlı aşağı yukarı salladım başımı imzalasın diye. Annem bu cevabım karşısında şaşırmış gibi baktı önce, ama sonra da kalemi alıp senetleri tek tek imzaladı. Neye evet dediğimi biliyordum, ama yapacak başka bir şeyim yoktu maalesef. Annemin imzaları ile borcumuz Dolar’dan Türk Lirası’na dönmüştü.

Abuzer ve Vakkas önemli bir iş başarmış olmanın keyfiyle sırıtırlarken, Vakkas çıkardığı pantolonunun cebinden sustalı bir bıçak çıkardı ve bununla plastik kelepçeleri kesti. Ellerim serbest kalır kalmaz ağzımdaki bandı söküp kalktım ayağa. Sonunda özgürlüğüme kavuşmuştum. Ancak üvey annemin bakışlarından bundan hiç memnun olmadığı belli oluyordu.

Çünkü kendisinin de çok iyi bildiği, yıllar önce babamın bizden yapmamızı istediği ve ne kadar çabalasak da unutamadığımız bir şey şimdi gerçek olacaktı…

Categories
Uncategorized

Arkadaşımın doğum gününde

Arkadaşımın doğum gününde

İsmim senem 22 Yaşındayım İstanbulda üniversite okuyorum . 1.68 boyunda 53 kg sarışın kahverengi gözlü bakımlı hoş bir fiziğe sahip bir bayanım . İlk ilişkim üniversite 1. sınıfta oldu . Daha önce kimseyle çıkmamıştım . Üniversitede Tuncay ile tanışıp hoş bir ilişkiye başladık. İlişkimizin 2. senesinde birbirimize aşık olmuştuk birbirimizi hala çok seviyoruz . Üniversitenin vermiş olduğu rahatlıkla sevgilimle pek çok şey yaşadık. İlk kez Tuncayın evinde beraber olduk ve kızlığımı ona verdim . Birbirimize aşığız evleneceğiz. Tuncay 27 yaşında o da üni okuyor ancak bölümlerimiz farklı olduğundan haftada birkaç kez ders bittikten sonra görüşüyor keyifli vakit geçiriyorduk . Bir gün sınıftan yakın arkadaşım Ender in doğum günü vardı .

Alıntıdır
Sınıftan pek çok kişiyi doğum gününü kutlamak için evine davet etti . Ben de onlardan biriydim . Pek çok arkadaşım sevgilileriyle gideceğinden durumu Tuncay ‘a anlattım ancak o pek böyle şeylerden hoşlanmazdı. Katılmak istemediğini benim de gitmememi istedi . Ender de sınıftan yakın arkadaşım Halenin sevgilisiydi. Hale ile kankaydık dolayısıyla Hale sayesinde Enderle de tanışmış arada vakit geçirir olmuştuk . Sevgilim Tuncay doğumgününe katılmak istemediğini söyleyince durumu Haleye anlattım gelemeyeceğimi söyledim .Aşkolsun beni kıracakmısın ? En iyi arkadaşını yalnız mı bırakacaksın diye bana tavır alınca . Tek başıma doğum gününe gitme kararı aldım . Tuncay’ın durumdan haberi olmayacaktı . O gece Tuncaya rahatsızlandığımı yatıp dinleneceğimi söyleyip . Enderin evine gittim . Başıma bunların geleceğini nereden bilecektim ki ? Enderin evine vardığımda sınıfın neredeyse yarısı oradaydı pek çoğu sevgilisiyle gelmişti . İçimden keşke Tuncay da şimdi benimle olsaydı diye geçiriyordum . Enderlerin kaldığı ev büyüktü Sınıftan 5 arkadaşıyla birlikte aynı evde kalıyorlardı . Çok fazla oda vardı. Kutlama için dünyanın içkisini almışlardı . Bardaklar boşaldıkça tekrar doluyordu . Fazla içemediğim için bir iki kadeh bir şeyler içtim. Hale içmem için ısrar ediyordu . Çoktan kafası güzel oldu. Israrına dayanamadım içmeye devam ettim . Eğlence saat gece 12 ye kadar devam etti . Ben sarhoş olmuştum kanepenin tekine oturup kalmıştım . Millet hala deliler gibi eğleniyor dans ediyor . Boşalan bardaklarını tazeliyordu .

Bi vakitten sonra eşler odalara çekilmeye başladılar . Bazıları herkesin içinde salonda buldukları köşede yiyişiyor kimi sevişiyordu. Son bardak visk**en sonra iyice fenalaştım tuvalete gitmek için koridora çıktım ama bir sağa bir sola yalpalıyor , duvarlara çarpıyordum . Kapının tekini açtığımda karşılaştığım sahne inanılmazdı . Sınıftan Ayhan sevgilisini domaltmış çatır çatır beceriyordu . Bir süre onları izledim . Benim orda olduğumun farkında bile değillerdi . Kız çığlıklar atıyor Ayhan gittikçe hızlanıyor ağzından çıkaracakmış gibi sert bi şekilde pompalıyordu çaktırmadan pantolonumu hafifçe indirip mastürbasyon yapmaya başladım . Kendimi kaybetmiştim. Sonra kendimi toparlayıp güç bela tuvaletin yolunu buldum . Acayip uyku bastırmıştı . Bu saatte zaten yurda gidemezdim . Arkadaşlarımdan birine de gidemezdim yürüyecek halim kalmamıştı . Sonra kapısı açık olan bir odaya girerek kendimi yatağa attım orada sızmışım . Uyandığımda birisi üzerimdeydi ve beni çevirmeye çalışıyordu. Bu Mustafaydı bizim sınıftan 1.80 boylarında yakışıklı kaslı bir çocuktu . O da sarhoştu . Aniden onu kendime doğru çektim ve hayvan gibi yiyişmeye başladık. Alkolün etkisiyleve Ayhanın o kızı hayvanlar gibi düzerken görmem beni bi hayli azdırmıştı . Elimi Mustafanın sikine attım . Taş gibi de sertti . Boyutunu ölçmek için elimi şöyle bir gezdirdim . İnanılmaz büyüktü. Ayağa kalktık .

Ben dizlerimin üzerine çökerek Mustafanın devasal aletini bir çırpıda pantolonundan kurtardım boxerıyla kalmıştı . Boxer ın üzerinden yavaş yavaş ellemeye ısırmaya başladım . Külodum sırılsıklam olmuştu onu içimde istiyordum . Çıkarıp ağzıma almayı denedim girmiyordu ağzıma . Anca başını alabildim içime iki elimle de sıvazlamaya başladım inleye inleye ağzıma boşaldı . Daha sonra beni domalttı ve arkamdan vajinama girdi . İyice genişlediğini hissediyordum hepsini alamıyordum zaten . Sonra üzerine çıkarak alabildiğimi almak için zıplamaya başladım . Bir kez daha içime boşaldı. Yatağa yığılıp kalmışım . Mustafanın odadan çıktığını duydum birkaç dakika sonra üzerimde birini hissettim direk aletini içime sokmuştu . Hızlı hızlı becermeye başladı . Aleti biraz daha ufaktı . Durumu anlayıca toparlanmak istedim ancak odaya Mustafayla birlikte 3 kişi daha girdi . Odada toplam beş erkek vardı . Başta korktum ama vücudumu elleyerek yalayarak beni sakinleştirdiler. İçeri hafif sızan ışıktan birinin Mustafa olduğunu Diğerlerinin Ender , Ayhan , Doruk olduğunu farkettim. Ender ve Ayhan sevgililerini uyutup odada bırakmış olmalıydılar diğerini tanımıyordum ellerini vücudumda gezdiriyorlar her yerimi yalıyorlar beni daha da azdırıyorlardı.

Ender aletini çıkarıp ağzıma verdi fazla uzun değildi ama kalındı . Ayhan göt deliğimi kremleyerek parmağyla zorlamaya başladı. iyicekıvama getirdikten sonra çevik bir hamleyle altıma geçerek göt deliğime girdi. Mustafa ise iki posta içime boşalmasına rağmen doymamış olsa gerek Ayhanın üzerine doğru yaklaşarak koca aletiyle vajinama girdi . Tüm deliklerim dolmuştu sadece iniltilerim duyuluyordu. Ben inledikçe aynı anda vuruyorlardı . İlk defa 3 erkek 3 deliğimi de doldurmuş hırlaya hırlaya deliklerimi beceriyorlardı . İnanılmaz şekilde canım yanıyordu ama inanılmaz da zevk alıyordum .Giderek daha da hızlandılar. Diğer iki çocuksa önce ellerime verdiler . Daha sonra aletlerini yüzüme vurmaya başladılar . Ağzım yüzüm zevk sularıyla yapış yapış olmuştu . Ender inleye inleye ağzıma boşaldı diğer iki çocuk da ender boşalır boşalmaz dayanamayıp göğüslerime boşaldılar. Ayhan götüme patladı . Mustafa ise vajinamın derinliklerine ne varsa doldurdu . Daha sonra hepsi etrafımda çember oluşturdular hepsinin yarağını tek tek yalaya yalaya kaldırdım . Daha sonra yer değiştirdiler . Mustafa ağzıma verdi Ender altıma geçip göt deliğime , Ayhan ise amıma girdi. Bir tur da öyle becerdiler. Bu kez içime değil vücuduma boşaldılar. Diğer iki çocuk bu kez yüzüme fışkırttı. Daha sonra diğer çocuklardan Doruk amıma diğeri ise götüme girerek birer kez daha boşaldılar . Daha sonra tek tek siktiler.

Ben bu kadar azgın erkek görmemiştim . Sevgilimle en fazla 2 posta sevişir 2. postadan sonra uyurdu. Bunlar bu şekilde sabaha kadar beni becerdiler. Zevkten kaç kez boşaldığımı hatırlamıyorum . Tüm vücudum ve yatak sperme bulanmıştı . Sabaha karşı kimseye görünmeden duşa girdim . Ender bir kez de duşta sikti beni . Vücudumu saçlarımı güç bela arıtabildim . Duştan cıkıp üzerimi giyindim sessizce salona ilerledim diğerleri hala uyuyordu. Enderin yatak odasının kapısını aralayıp baktım Hale deliksiz bir halde uyuyordu . Enderin yanına giderek ne olur bu yaşananlar bir sır olarak kalsın yoksa mahfolurum dedim . Anca kendime gelmiştim ama iş işten geçmşti . Merak etme dedi Ender arada gönlümü eğlendirirsin ses etmem dedi . Ogün Enderlerde kaldım okula gitmedim . Yurttan izin kağıdı almıştım . Akşama kadar deliksiz uyumuşum . Uyanır uyanmaz telefonuma baktım Tuncay 25 kez aramış . Daha fazla sorun çıkmadan hemen onun yanına gittim . Bu yaşadıklarım ilkti ama hayatımda geçirmiş olduğum en farklı en eğlenceli doğum günüydü.

Categories
Uncategorized

Amsterdam Seyahatinde Yaşadıklarım

Amsterdam Seyahatinde Yaşadıklarım

Bu sefer farklı bir hikaye ile karşınızdayım.

İzmir’de yaşadığım yıllarda orada tanıştığım benim gibi CD olan bir arkadaşım beni kendi grubuna soktu. Grup 2 erkek ve 2 CD kızdan oluşuyordu. Ben üçüncü CD kız olarak aralarına katılmıştım. Son derece saviyeli ve kaliteli insanlardı. Haftada bir kaç kez bir araya geliyor bazen seks yapıyor bazen de arkadaşça sohbetler ediyorduk. İlk kez kalabalık bir grubun önüne kadın olarak çıkmak çok farklı bir duyguydu. Bunu daha sonraki hikayelerde anlatacağım. Bu grupta tanıştığım İzzet’le ilişkimiz farklı boyuta girmişti. Tam anlamıyla sevgili olmuştuk. Herşeyi yapıyor herşeyi paylaşıyorduk. Bir gün bana Amsterdam’a gitmeyi teklif etti. Daha önce gitmiştim ama bu sefer çok farklı olacaktı. Eşcinsellerin orada son derece özgür olduğunu biliyordum. 3 günlüğüne gitmeye karar verdik ve gittik. Akşam varmıştık. Kaldığımız otel merkezde eski bir binaydı. Kocaman odanın içinde penceresi sokağa bakan çift kişilik bir jakuzi vardı. Görür görmez doldurmaya başladık. O anda erkek olduğum için ve değişmek zaman alacağından sadece başıma bir peruk geçirerek yarı kadın vaziyette jakuziye girdim. İkimizde içindeydik. İzzet benim vücudumda ayaklarını gezdiriyor, elleriyle bacaklarımı okşuyor, arada ayaklarımı emiyordu. Bende onun kaslı ve kıllı vücudunda ellerimi gezdiyordum. Gözlerimi kapatmış anın tadını çıkarırken İzzet’in ayak parmağını dudaklarımda hissettim. o ana kadar hiç yapmadığım birşeydi. Ayak parmağını emmeye başladım. Bu arada ayaklarımla penisine dokunduğumda dimdik olduğunu farkettim. Ayağa kalktı penisini durulayıp bana doğru uzattı. Islak ve fit vücudu çok etkileyici görünüyordu. Bacaklarının arasına doğru kayıp ağzıma almak istedim. penisini kendine çekerek toplarını bana uzattı. Yalamaya başladım mis gibi kokuyordu. Yumurtalarını ağzıma alıp emdiğimde kendinden geçtiğimi gördüm. Penisini ağzıma uzattı hemen aldım. Kendimden geçerek emiyordum. Adeta yutmak istiyordum. Nefesi hızlanmaya başladı. Arkamı dönmemi istedi önünde domaldım. Sabunladığı aletini içime soktu. İlk kez suyun içinde veriyordum. Popoma attığı şaplaklar ve popoma vuran kasıkları ıslak tenimizin etkisiyle iki kat fazla ses çıkarıyordu. Kasıklarıyla popom arasına sıkışan sular bütün odaya sıçrıyordu. İçimden çıktı ayağa kalkarak kendisine dönmemi istedi. Döndüm, kayarak bacaklarının arasına girdim. Penisiyle yüzüm arasında bir kaç santim vardı. Boşalmak için sıvazladığı ıslak penisinden geler sesler kulağımın dibindeydi. Derin bir ah sesiyle spermleri suratıma çarpmaya başladı. Sıcacıktı çok güzel kokuyordu. Sol gözüm, alnım, yanaklarım, dudaklarımın üstü, sperm içindeydi. Spermleri yanaklarımdan çenemden boynuma ve vücuduma doğru akarken penisini dudaklarımda gezdirmeye başladı. Tek gözümü açarak baktığımda anın keyfini çıkartıyordu. Penisini birkaç kez yüzüme vurduktan sonra dudaklarıma bastırarak ağzıma almaya zorladı. Ağzımı açtığımda penisiyle birlikte dudaklarımın üzerindeki spermler de ağızıma girdi. Kokusu ve tadı ağızımı kaplamıştı. Bir süre daha yalattıktan sonra tekrar suyun içine oturdu. “Bu seyahat güzel geçecek belli oldu” dedi. Yıkanıp temizlenip yatağa geçtik. Siyah saten geceliğimi ve uzun kızıl saçlı peruğumu giyip yanına uzandım. Gece bir kez daha seviştik. Bu sefer içime boşalmıştı. Temizlemedim spermleri içimde kalsın istedim. Sabah elini popomun arasına soktuğunda “vıcık vıcıksın” dedi. popomu aralayıp baktığında “offf manzaraya bak muhteşem dur fotoğrafını çekeyim sen de gör” dedi. Fotoğrafa baktığımda göt deliğimin ağzında bembeyaz spermi duruyordu. Bu görüntü bana o sabah bir kez daha sikilmeye mal oldu. Penisini tükürükleyip içime girdi ve çok geçmeden içimdeki spermlerin üzerini tazelerini ekledi. Yıkanıp normal erkekler olarak giyinip Amsterdam’ı gezmeye çıktık. Bütün gün dolaştıktan sonra otelimize döndük. Yepyeni bir deneyimi yaşamanın heyecanı kapladı içimi. İlk kez kadın olarak sokağa çıkacaktım. Hazırlanmaya başladım. Daracık krem rengi mini elbisemi krem rengi topuklu ayakkabılarım ve ten rengi süper ince külotlu çorabımı giyip müthiş bir makyaj yaptıktan sonra hazırdım. Heyecandan titriyordum. Resepsiyondaki kızın şaşkın bakışları arasında sokağa çıktık. Topuklu ayakkabılarımın sesleri ilk kez sokaklarda takırdıyordu. İzzet’in koluna girdim. Kendimi tam bir kadın olarak hissediyordum. Dışarıdak rüzgar külotlu çoraplarımın üzerinden bacaklarımı yalıyor çok hoş serinlik hissi yaratıyordu. Kimse bakmıyordu. İlk yarım saatten sonra alıştım ve rahatladım. Kadın dükkanlarına giriyor kadın kıyafetlerine ve iç çamaşırlarına özgürce bakıyordum. İnanılmazdı. Birlikte yemek yedik, gezdik, sex shoplara girdik red light’a gittik. Dışarıda kahve içerken kadın kıyafatiyle bacak bacak üzerine atıp bacaklarımı sergilemek çok zevkliydi. Bacaklarıma bakan adamlar içimi gıcıklıyordu. Red Light’ta gezerken arada popoma yediğim avuçlar çok hoşuma gitmişti. Bu muhteşem deneyimden sonra otele döndük. Bu güzel günü güzel bir seksle süslemek lazımdı. Alışveriş yaparken siyah bir vücut çorabı almıştım. Gider gitmez giydim. Kafam hariç her yerimi kaplamıştı. Külotlu çorap giydiğimde bacaklarımdan aldığım hissi tüm vücudumdan alıyordum. İzzet beni öyle görünce çıldırmıştı. Belimden kavrayıp yatağa attı. Kendi çoktan soyunmuştu. Penisinin kalkması sadece birkaç saniye sürdü. Bütün vücudumu öpüyor okşuyor kokluyor yalıyordu.. Kendini kaybetmişti. Bacaklarımın arasına girdi. Penisine jel sürüp içime kaymaya başlamıştı. Bütün ağırlığıyla üzerime yattı. Sarıldım sırtını omuzlarını kollarını okşuyordum. Bacaklarımı bacaklarına doladım. ayak tabanlarım baldırlarının arkasındaydı. ayaklarım ve bacaklarımla okşuyordum onu. İliklerime kadar kadındım artık ve tam bir kadın olarak erkeğime veriyordum. Harika sikiyordu. Erkeğimi her hücremde hissediyordum. Doğruldu ayak bileklerimi yakalayarak iyice ikiye ayırdı. Beni sikerken vücudumu kaplayan siyah çorabı seyrediyordu. İçimden çıktı ve karnıma doğru fışkırtmaya başladı. Oluk gibi geliyordu. Boşalması bitince yanıma yığıldı. Ayağa kalkıp duvardakı aynanın karşısına geçerek bembeyaz spermlerinin siyah çoraplı karnımda bıraktığı izleri seyrettim. Muhteşemdi böyle birşey olamazdı. Eminim bunu yaşayan kadın sayısı çok azdır. O gece bir kez daha sikti beni. O da harikaydı. Ertesi gün yine şehir turu yaptık. Akşam yine kadın olarak dışarı çıktım. Casa Rosso diye bir şov mekanına gidip erotik şovlar seyrettik. Yanımda oturan adam bacaklarıma bakıyor arada küçük dokunuşlar yapıyordu. Otele döndüğümüzde yine jakuzi fantezisi yaptık. Penisindeki ve taşaklarındaki bütün hücrelerin tadına tek tek bakarak dakikalarca doya doya yaladım onu. Sonra üzerine ters oturup içime aldım. Elleriyle popomu sıkıyor beni kucağında zıplatıyordu. O pozisyonda içime boşaldı. Gece birkez daha vücut çorabı giymemi istedi. Giydim bir kez de domaltarak sikti ve sırtıma akıttı döllerini. Sabah erken kalkıp dönüşe geçecektik. Uyandığımda yanımda çırılçıplak yatıyordu. Penisi inikti. Okşayarak uyandırdım. Gitmeden önce bir kez daha tatmak istiyordum. Serteleşmişti. Ağzıma aldım. Hemen boşalmaması için yavaş yavaş okşuyor ve yalıyordum. Tadı harikaydı. Herşeyiyle ağzımdaydı ve benimdi. Kafasının etrafında dilimi gezdiriyor taşaklarına kadar yalıyor ve emiyordum. Emdikçe ağzıma gelen damlacıklarının tadı ağzımı kaplıyor yutkundukça boğazıma yapışıyordu. Ben de penisini elimle sıkarak o damlacıkları iyice çıkartıp penisinin deliğinden yalıyordum. Nefes alışları hızlanmaya başladı damlacıkların miktarı artamaya başladı ve derken ağzımın içini yoğun bir tat kapladı. Dölleri boğazıma, damağıma ve dilime saldırıyordu. Koyu kıvamı yüzünden zor yutuluyordu. Ağzımdan çıkarıp elimle iyice sıvazladım küçük delikte beliren son damlayı da aldım. Yüzüne baktığımda zevkten bayılmıştı. Toparlanıp yola çıktık ve unultulmaz bir anı geride..